SON DAKİKA

24 Kasım

Bu haber 23 Kasım 2017 - 23:04 'de eklendi ve 902 kez görüntülendi.

 

Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizin kurucusu ,  milli liderimiz ve başöğretmenimizdir.

Başöğretmen Atatürk’ün çizdiği yoldan sapmadan ilerleye bakan öğretmenlerimiz, ülkemizin her köşesinde  eğitimci  kişilik örnekleridir.

Vicdan sahibi fedakar öğretmenlerimiz, kutsal görevin farkındadırlar.Görevlerini , en güzel şekilde yerine getirmeye  çalışırlar.

Türkiye Cumhuriyeti öğretmenleri , her koşula hazırlıklı olup ,hizmetlerinin bilincini  yüreklerinde gizlerler.

Atatürk,Millet Mektepleri açılışında kara yazı tahtasının başında  yeni “latin” harfleriyle  okuma yazma dersi vermiş,  Türk harflerinin bütün yurtta hızla öğrenilmesi  için olağan üstü gayret sarf etmişti.

11.11.1928 günü toplanan Bakanlar Kurulu Atatürk’e “Ulus Okullar Başöğretmenliği” ünvanını vermiştir.

Yurt gezilerinde  okullara uğrayan  öğretmen, öğrenci ve velilerle sohbetler ederdi. Çocukları  sever , onları  dinler, şakalaşır ve sorular sorardı. Öğrencilerin  cevapları karşısında bazen şaşırı ,gülümser , mutlu olur ,keyiflenirdi.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda öğretmenlerin gösterdiği  fedakarlıklardan övgüyle  söz eder ,Türk öğretmenlerinden gurur duyduğunu her alanda dilendirir ,söylerdi.

Hem Kurtuluş  Savaşı’nda   hem de savaş sonrasındaki üstün başarılarından  dolayı öğretmenlere  olan güvenini  yüreğinin diliyle ;”Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.” Demiştir.

Öğretmen demek, bir ülkenin geleceği demektir.

 İyiyi, doğruyu, güzeli  öğreten demektir. Verecekleri eğitimin kalitesi yükseldikçe, ülkemiz  kültür ve  çağdaşlaşma, teknoloji ,gelişmişlik çıtası  hep üst seviyede olacaktır.

Unutmayalım ki “geçmişini bilmeyenler geleceğe ümitle bakamazlar” geçmişimizi öğreten, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan öğretmenlerimize ne yapsak azdır.

“24 Kasım benim günüm. Ben bir öğretmenim, içinizden biriyim! 24 Kasım 1928’de doğan bir güneşim. Hastahane koridorlarında koşan doktorum, hemşireyim. Yarınını düşünen, geleceğinden umudunu kesmiş  memurum. Sanatçıyım, gazeteciyim.  Ben düşünceyim. Ressamın boyası ,kalemi benim.  Öğretmenim  renkli ve güzel geleceğim.

Doğuyum batıyım. Edirne’yim ben Erzurum’mum. Selam veren dillerim . Hoş görüyüm. Mevlana’yım, Anadolu’yum. Bayrağımızı gönlerden düşürmeyen , Milli marşımızı susturmayan asker, gaziyim şehidim !

Kuzeyim güneyim ben. Camilerinde ezan okunan Mimar Sinan’ım. İbn-i Sina’yım hastalara şifa dağıtan.

 Akşemşeddin’im . Benden  ilham aldı Fatihler, Kanuniler. Mustafa Kemal diyen  gönül diliyim,ben Mustafa Kemal’in öğretmeniyim. İlim ,kültür  benim, çağdaş uygarlıktır  tek hedefim.

Beyinlere  birlik beraberlik dostluk ve sevgiyi ben işlerim.

Dağdayım, ovadayım. Eğitim ocağının yandığı her evdeyim. Ben öğretmenim. Yetişkinin, çocuğun yanındayım.

Öğretmenim.  Çocuklarımla  bir ölür, bin yaşarım. Her düşünende samimiyet ararım.

 Emeğime selam vermeyene çıra gibi yanarım. Geniştir iyimserlik ölçüm, hoş görünün adını zamansızlık koyarım. Başarıdan başarıya çocuklarımla koşarım. Mutsuz olan öğrencimde mutsuzluğu yaşarım. Sevgiyi, sevgimi  paylaşırım. Ben öğretmenim !”

Ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmasında, daha iyiye ve güzele, ileriye  doğru yol alan  ülkem Türkiye için  en büyük azmi , çabayı  öğretmenlerimiz göstermektedir.

Onların verdikleri bilimsel, çağdaş ve sosyal eğitimle; güçlü, bilgili ve geleceğe  açık bireyler yetiştirecek  ,geleceğe  emin adımlarla ilerleyen bir toplum oluşturulacaktır. 

Hoşça Kalın !

Eğitilebilir yetişkinlerin ve Çocuklarımızın yetişmesinde  büyük rol oynayan, her türlü fedakarlığı gösteren değerli meslektaşlarım” öğretmenler gününüz kutlu olsun ! “                              

İsmail ALTOK

İsmail Altokaltok14@gmail.com