SON DAKİKA

BANA BAYRAMLARIMIZI ANLAT

Bu haber 23 Haziran 2017 - 9:36 'de eklendi ve 1.739 kez görüntülendi.

BANA BAYRAMLARIMIZI ANLAT,                                                                                                 23 HAZİRAN 2017

Samimiyet tüterdi ocaklardan.

Güven, paylaşım. Özveri ve yardımlaşma !

Arınırdı kötü düşüncelerden insan.

O gün dedikoduya izin verilmezdi, bizim ellerde !

Temiz, pak olmanın yolunu seçerdik önce.

Yıkanırdı giysiler kendileriyle beraber.

Döşek altına serilen fitilli pantolonlar ütülenirdi.

Lastik ayakkabılar sudan geçirilir, “Kız” gibi oluncaya kadar.

Entarili ve altın pullu takkalarıyla,

Fistan giyen kızlar, gelinler ortalıkta dönerken gümüş kuşakları parıltılı olurdu.

Odalar mis kokusunun yayılışına kadar, pak !.

Ev önleri ve sokaklar ve  caddeler , imece usulü süpürülürdü.

Büyük küçük herkes kolkolaydı O gün.

Çiçek kokusunu “İşbirliği”ile  kuvvetlendirilip sıcacık ortam oluşturulurdu.

Gelin ve damat gibi giyinirdik.

Arkada yeni yetmeler , caminin yolunu tutardık.

Sıra selviler misali dizilir Bayram namazımızı ifa ederdik.

Saygı ve hürmetle eller öpülür, tokalaşılırdı ,

sofralar kurulur,

hane başı hazırlanan yemekler tüketilirdi ayrım yapılmadan.

Bayramlaşmada bizim ellerde.

Arife günü gitmeyenler,

Bayram namazından sonra yolunu tutardı mezarlığın.

Unutulmazdı rahmetle anılanları.

Her ev şenlikli olurdu.

Anne baba, dede nine öncelikliydi. Büyükler alırdı el öpme sırasını.

Haymana’dan gelen babaların kucağında mutlu , yüzünde güller açan çocuklar.

Akrabalar, yaşıtlar, yarenler ve çocuklar küme küme, ev ev dolaşılır, bayramlaşılırdı.

Oyunlar oynanır, şarkılar ,türküler söyleyerek bayram havası ciğerlere kadar çekilirdi.

Ah o bayramlar.!

Çocuklara şeker, gençlere müzik, yetişkinlere de yemek ziyafeti verilirdi.

Hastalar ,düşkünler, fakir ve fukaralar tek tek ziyaret edilerek eksik gedikleri “dayanışma ve yardımlaşma” ile giderildi.

Bizim ellerdeki bayramlarda ;

Çözümü zor konular ele alınır,

“hoş görünün“ hakim olduğu bayramlarda çözülürdü.

Dargınlar barışır, küskünler naz yapmazdı.

Borçlular borçlarını ödeme niyetine giderken alacaklılar daha yumuşak davranışlı olurdu..

Yardıma muhtaçlar belirlenir ansızın ve sezdirilmeden ihtiyaçları giderilirdi.

Hasta ve düşkünlerin dertleri paylaşılır tez elden çareler bulunurdu.

Yaban elden gelenler el üstünde tutulur , baş tacı edilirdi.

Uzun süren bayram coşkusu çok farklıydı.

Namına yakışır biçimde kutlardı, Ramazan ve Kurban  Bayramları.

Oysa şimdi bayramlarımız “tatil” günleri gözüyle bakılmakta, gereği gibi kutlanılmamaktadır.

Yazık !

Laf kalabalığı yapmadan şanına yakışır biçimde bayramlarımızı kutlamanın vakti zamanı gelmedi mi?

“Her yıl  on gün önce gelerek” tüm aylarda yaşanmasını amaç edinen ders niteliğindeki dini bayramlarımızı kültürümüzden ödün vermeden kutlayalım.

Hoşça Kalın !

Tüm insanların ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlarım !                                                            

 

İsmail ALTOK

 

 

 

İsmail Altokaltok14@gmail.com