BEN DOSTTA DOST DEMEM, DOST SÖZÜNDE DURMAYINCA…!

Bu haber 16 Şubat 2018 - 21:03 'de eklendi ve 1.946 kez görüntülendi.

BEN DOSTTA DOST DEMEM, DOST SÖZÜNDE DURMAYINCA…!                                    16/02/ 2018

23 Nisan 1920’de BMM’si Ankara’da yurdun dört bir yanından gelen milletvekilleri ile açıldı.

M.Kemal  BMM’si başkanı seçildi. Kurtuluş Savaşı BMM’si tarafından yönetilecekti.

19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı tüm olağanlıyla devam ediyordu…!

10-24 Temmuz 1921!de Eskişehir- Kütahya savaşında alınan yenilgiyle  BMM’de, uzun tartışmalar sonucunda

M.Kemal “Başkomutan” olarak görevlendirildi.Türk Milleti ve BMM’si rahatlamış, morallenmişti, çünkü Başkomutan M.Kemal’di.

Tarihte, savaşı bahane ederek yurdunu terk edip giden bir tek Türk yoktur !  Türk milleti yurdunu yine terk etmeyecek, kanının son damlasına kadar düşmanla mücadele edecekti. Geride her şeyini ,”malını canlarını” bırakarak cepheye gitti. “Her Türk asker doğar dı.”

Cephedeki askeri silah ve mühimmatsız bırakmamak gerekiyordu.

Cephe gerisindeki Türk milleti görevini eksiksiz yaparken, yiyecek ve içecek getiren , giydirenlerde şehit oluyor, bitmez tükenmez düşman ve modern silahları kan kusuyordu.

Düşmana kayıtsız şartsız teslim olan ve M.Kemal’e sayısız süikast düzenleyen İstanbul hükümeti, derin uykudaydı.

Uyumayan İstanbul’da, kurtuluşu bekleyenler onurlu Türkler vardı. Rahattılar.

Her biri mevkii sahibiydi ama önce vatandı onların düşündükleri.

İstanbul hükümeti’nin cephanesinden gizlice kaçırılan silahlar, Karadeniz üzerinden küçük vapurlarla İnebolu’ya geçiriliyor oradan da Anadolu’da cepheye , Türk askerine ulaştırılıyordu.

İnebolu gibi bir çok Karadeniz’e kıyısı olan yerleşim yerlerine yığılan silahlar, adsız kahramanlar tarafından  batıdaki askerimize, cephesine ulaşması gerekiyordu.

Sakarya , Afyon, Eskişehir ve Kütahya cephelerindeki Türk askeri ,modern silahlarla donatılmış düşmana karşı neredeyse silahsızdı.

Batı cephesine giden yol “Köroğlu Dağları” dan geçerdi. Asker kaçaklarının, eşkiyaların otağı olmuştu, dağlar.

“Gelenden bir geçmeyenden iki akçe alıyor”  asker kaçakları ve eşkıyalar.

Karadeniz den  gelen yorgun, silah yüklü kağnılar, Kıbrıscıklı ,vatan sevgisini doğasında taşıyan korkusuz ,gözü kara yiğitler tarafından devir-teslim alınırdı.

Güvenliğini yine Kıbrıscıklı yurt severler sağlıyordu.

Ağaç ve kaya”koğuk” altlarında, kış-yaz, günler aylarca, Köroğlu Dağlarının sunduğu doğal, şifalı  bitkilerini çiğ ya da pişirerek yiyip, güvenliği elden bırakmıyorlardı..

Silah yüklü kağnıların güvenliği birinci görevleriydi. Düşman çok başa belaydı.

Ebem “Ninem” anlatırdı ;“İnebolu’dan silah yüklü kağnılarla gelenlerin hepsi ya yaşlı ya da çocuktu. Genç ve eli silah tutan çocuklar bile askerdi!

Biz onları misafir eder ,doyurur,  giyindirir ,hasta olanları tedavi eder, yıkar paklardık. Geri dönemeyenler vefat ettiler . Yaylalarımızda gördüğünüz o mezarlar onların mezarlarıdır,  gözleri nemlendi.

Bizden de Eskişehir, Kütahya ve Afyon’ a silah yüklü kağnıları götürenlerden çoğu geri gelmedi….!” Çok uzaktı.

Oralar da vatan toprağıydı.

Düşman tek değildi. İçteki işbirlikçileri en can alıcı düşmandı . Yokluk, yolsuzluk, açlık, sefalet te bir başka dişli felaketti. Herkes her yana savrulmuştu. Dost ve düşmanı ayırmak zordu

Milli birlik ve beraberliğimizi, kenetlenmek bir olmak birlik olmakla sağladık.

Yurdumuzu işgal eden düşmanlardan kurtardık.

Yenilikler yaptık, eğitimde, adalette, sanayide ,ekonomide…. her alanda. Çağdaş medeniyete kavuştuk.

Bugün de dün olduğu gibi düşmanlarımız vardır , olacaktır.

Şehit kanlarnını renklerine bürünmüş  Bayrağımızı ,Milli marşımızı, Cumhuriyet’imizi ve yurdumu korumak bizim en tabii hakkımız ve görevimizdir.

Ülkemin güney sınırlarını tehdit edenler, Türk milletinin gücünü, kuvvetini görüp yenilgiye uğrayacak ve kandırıldıklarını anlayıp, emellerine ulaşamayacaklar. Son pişmanlık çaresizliktir.

ABD. sözde  müttefiğimiz, dostumuz laf kalabalığı yapmadan doğruları söylemelidir…!

Sözünde durmayan, dost ve müttefik olduklarını söyleyenlere “güven” bir yere kadar demesini biliriz .

Sınır güvenliğimiz daima ön plandadır !Vatanımızın sınırları zırh gibidir.

Vatanımızı korumak ve kollamak için canımızı ve malımızı seve seve veririz.

Türk milletinin ülküsünü bilmeyenlere öğretiriz. Misak-ı Milli ruhumuzun nerede ve ne zaman başladığını hatırlatırız.

Vatan toprağıma göz koyanların ,derslerini vermesini ödev sayarız.

Bizi kandırdıklarını sananlar, kendilerinin kandırıldığından bir haberler !

“Afrin harekatı’nda” yaptıklarımızın , yapacaklarımızın küçük bir örneğidir.

Afrin harekatı’nda  şehit askerlerimize rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Hoşça Kalın….!

Bir olalım birlik olalım…!                                                                                                                                                    

 İsmail ALTOK           

                                         

İsmail Altok
İsmail Altokaltok14@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.