BOLU HABERLERİ

BİL BAKALIM NE ALDIM?

BİL BAKALIM NE ALDIM?
Yasemin Topcuoglu( yasemintpc@outlook.com )
3.390
01 Mart 2018 - 0:19

Anlamlı bir hayata sahip olmak konusunda Mıtch ALBOM diyor ki;  “İnsanlar sevgiye öyle açlar ki, yerine ne olsa kabul ediyorlar. Maddi nesneleri kucaklıyor ve nesnelerin de kendilerini kucaklamasını bekliyorlar. Fakat bu hiç bir zaman gerçekleşmiyor. Maddiyat sevginin, şefkatin, duyarlılığın, dostluk duygusunun yerini doldurmuyor. Hayatımda nereye gittiysem hep yeni bir şeyler kapmaya çalışan birçok insanla tanıştım. Yeni bir araba kap. Yeni bir emlak kap. En son model oyuncağı kap. Ve sonra da sana anlatmak isterler. Bil bakalım ne aldım.?”

Bil bakalım ne aldım? diye sık sık soranlardan ya da  “daha fazlası iyidir” diye düşünenlerden misiniz?.. Hep daha iyisini isteme, arzu etme duygusu acaba hayatımda ne kadar yer kaplıyor yoksa ben yanlış şeylere çok fazla değer mi veriyorum? diye kendinizi hiç sorgularken bulduğunuz oluyor mu ?.. Ayrıca daha iyisine kavuşmaya çabalarken, nelerden vazgeçmek zorunda kaldığımızın ve  ihmal ettiğimizin şeylerin de farkına varabilmemiz de gerekiyor.. 

Anlamlı bir hayata sahip olmak için, hayatımızdan “daha fazla” kelimesini bir şekilde çıkarmamız gerekiyor diye düşünüyorum çünkü “Daha” kelimesi için de kıyaslamayı ve memnuniyetsizliği barındıran bir kelime. Daha dediğimizde, geçmişi şimdiyle kıyaslamak, gelecekle ilgili planlar yapmak ve kıyaslamanın içindeki arzuyu da ortaya çıkarmak var.  Bir şeyi isteme duygusu da varsa zaten şu an’dan memnun değiliz , şimdiden kopmuşuz demektir. Memnuniyetsizliği içeren “daha” kelimesini maddiyatın yanı sıra ilişkilerimizde de çok kullanıyoruz.. “daha fazla sevgi, daha fazla fedakarlık, daha fazla ilgi, daha fazla zaman” vb..  Daha kelimesi bir yerden sonra da genellemelere dönüşüyor. ” hep böyle yapıyorsun, beni hiç dinlemiyorsun gibi.”

İnsanoğlu her şeyi olduğu zaman, sıkılabilecek ve memnuniyetsiz olabilecek tek varlık. Hayatında her şeyin yolunda olsa bile eğer bir amacın olmazsa hevesin olmuyor ve sıkılıyorsun. Konforlu konforsuzluk dediğimiz şey, bir şeyin olmayışı, onu arayışımız, o yöne doğru meyil edişimizi getiren şey.  Anlamlı bir hayata sahip olmakta, senin kendinden, yapmaktan hoşlandığın ne varsa, bunu yaparak başka insanların üzerindeki etkini görebildiğinde yani onlara vererek, onları motive ederek, onlara hizmet ederek onların sana ihtiyaç duyduğunu, varlığının bir şeye yaradığını hissetme yolunda ilerleyen bir tatmin duygusu. İstediğimiz kadar paraya ya da güce sahip olalım tatminsizliğimizi  gideremiyoruz. Çünkü duygular tamamen fizyolojik şeyler, dışardaki hiç bir şeye bağlı değil. Yani para, güç, mevki, işin, kariyerin oluşu olmayışı gibi şeylerle alakalı. Maddiyat şefkatin, sevginin, duyarlılığın, dostluk duygusunun yerini doldurmuyor. Maddiyat dışardaki hiç bir şeyin sana şifa olmaması. Tasavvuftaki ” ne ararsan kendi içinde ara” sözünü hatırlayalım çünkü dışarıda aradığın şeyi içinde bulamayacaksın. Ünlü komedyen Jim CARREY de ” umarım bir gün herkes paraya ve şöhrete kavuşur. Ve böylece aradıklarının bu olmadıklarını anlar” demiş. Yetişme şartlarımızda buna bir ortam hazırladığı için zannediyoruz ki, şu okulu bitirdiğimizde daha mutlu daha başarılı olacağız, yeni son model arabamız, evlerimiz olduğunda daha mutlu olacağız, falanca yerde idareci olduğumuzda daha başarılı olacağımızı sanıyoruz. Yani bir şekilde eksikliğini hissettiğimiz şeyin dışardaki alabileceğin, elde edebileceğin bir şeyin olması arzusu bizim kendimizi kandırmanın en başında geliyor. Bunların hepsine sahip olsak dahi bunlar bizim mutlu olabilmemiz için yeterli değil. Örnek vermek gerekirse çok zengin insanlarında, her isteği olan insanlarında  mesela sanatçılarında uyuşturucu bataklığına sürüklenmesi, çok iyi yerlerden çok kötü anlara düşmesini gösterebiliriz. Bunlar değildir ihtiyaç duyduğumuz o şefkat duygusunu bize veren.

İnsanları sevmek, çevremize iyi bir şeyler verebilmek, zaman ayırabilmek, onların acılarına ortak olup gülümsemelerini sağlayabilmek ve hayatımızı daha anlamlı kılan şeyleri yapma çabamız, bize yaşadığımızı hissettiren şeyler. Ayrıca zamanımız da  çok kıymetli bir şey. Zamanımızı ne için harcadığımızı da göz önünde tutmamız gerekiyor. Örneğin, çok pahalı markalı bir çanta satın aldığımızda, onu parayla satın aldığımızı düşünmeyelim. Nedeni de, o çantanın parasını kazanabilmek için, emeğimizi ve harcadığımız zamanı düşünelim bir kez de. Çünkü biz ömrümüzde bir daha geri getiremeyeceğimiz bir şeyi bedel olarak ödüyoruz. O yüzden o kadar kıymetli ki her anının çok değerli olduğunu hissederek yaşamak.. Anlamlı bir hayata sahip olabilmemiz konusunda, istediğimiz kadar güce ya da paraya sahip olalım hiç bir şekilde duygusal tatminsizliğimizi gideremeyeceğimize inanıyorum..

Hayatımıza anlam katan daha güzel şeyler yapabilmemiz dileğimle sevgiyle kalın..

 

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Asuman Sarı | Hacet bayramı
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Biz Bolu’yu Çok Seviyoz
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SİGARASIZ AŞK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HADDİNİ AŞTI KALEM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYVANLAR VE İNSANLAR