SON DAKİKA

Bir Başkaldırının Hazin Öyküsü . DEVRİM !

Bu haber 14 Ocak 2016 - 20:41 'de eklendi ve 864 kez görüntülendi.

Bir Başkaldırının Hazin Öyküsü . DEVRİM !

129 gün hiç ışıkları sönmedi ! O zamanki adıyla Eskişehir Demiryolu Fabrikasının … Toplu iğnenin bile ithal edildiği bir ülkede, 23 inançlı Türk Mühendisi ,motorları dahil ,tümüyle yerli bir otomobil üretme projesini hayata geçirmeye çalışıyorlardı.

Almanya da, İsviçre de, Amerika da eğitim görmüşlerdi. Pres makinesi, ve diğer teknik gereçleri yoktu, parçaları alçı kalıplarıyla hazırladılar. Kendi otomobillerini söküp parçalarını incelediler, ve 129 gün gibi kısa bir sürede ;biri bej, diğeri siyah(Devrim-1,Devrim-2)iki adet otomobil üretmeyi başardılar.

********

Cumhuriyet kutlamalarına katılmak için Ankara da görücüye çıkacaktı. Karakurt lokomotifinin çektiği katara bindirilip yola çıkıldı. Heyecanlıydılar …Bir o kadar da gururlu…

Yolculuk esnasında her iki devrimin, benzin depoları, buharlı lokomotifin bacasından çıkacak kıvılcımların yaratacağı tehlike nedeniyle boşaltılmıştı.. Kazasız ,belasız Ankara garında ,sabaha doğru (29 Ekim 1961) tren katarından indirildiler. Arabalara 1 km ötedeki shell istasyonuna gitmeye yetecek kadar bir, iki litre benzin konmuştu, ancak karşılamaya gelen bürokratların aceleciliği, konvoya eşlik eden motosikletli polislerin zamanında uyarılmamasıyla benzin ikmali yapılmadan TBMM’nin yolu tutuldu.

Cumhurbaşkanı Gürsel, siyah arabaya yaklaşırken , mühendislerden Kemalettin Vardar ile Rıfat Serdaroğlu gazete kağıdından yaptıkları huni ile alelacele bulunan bir bidon benzini siyah devrimin deposuna doldurmaya uğraştılar ama başarılı olamazlar. Kağıt huni, ıslanıp hamurlaşır, avuçlarını huni gibi yapar ‘dök şunu Rıfat geliyor adam’ diye bağırır. tüm çabalar sonuçsuz kalır. benzin depo yerine yere boşalır. Gürsel gelip siyah otomobile oturunca , Serdaroğlu çaresizlik içinde , benzinden sırılsıklam ellerini pantolonuna silip direksiyona oturur ama siyah devrim otomobili ancak 200 metre gider ,önce öksürür, sonra da durur.

*******

Bu duruş, yerli otomobil üretme heyecanının da sonu olur.

********

Cemal Gürsel sorar: ‘ne oldu’? ‘Benzin bitti paşam’ der Serdaroğlu. Ve tarihsel(!) sözünü söyler Gürsel. ‘Batı kafası ile otomobil yapıyorsunuz ama doğu kafası ile benzin koymayı unutuyorsunuz’

********

O arada benzin ikmali yapmayı becerdikleri, bej Devrim’i çabucak siyah devrimin yanına çekerler ve Gürsel bu arabaya geçer. Direksiyonuna yüksek mühendis, Şecaattin  Sevgen’in oturduğu bej renkli Devrim-1 Ankara caddelerini, alkış ve gözyaşları arasında aşıp, önce Anıtkabir’e oradan da geçit töreninin yapılacağı, Hipodrom’a gider ve geçit törenine katılır.

********

Tören biter ama gazeteler ‘Devrim’in ölüm fermanını çok dan imzalamıştır. Şansızdır özel sektörün, otomotiv sanayisinde bir hamleye hazırlandığı döneme denk düşmüştür.

30 Ekim sabahı yayınlanan tüm gazeteler, ağız birliği etmişçesine, Devrim sözcüğüyle bilinçaltı bir hesaplaşmanın hınç ve şehvetiyle ; ‘Devrim yolda kaldı’, ‘Devrim yürümedi’ ,Devrim ancak 200mt yürüdü’ başlıklarıyla çıktılar. Devrimin defterini dürmek için çalışan gazeteler , limuzini bozulan İngiltere Kraliçesinin yolda bozulan arabasını, arkadan itmeye çalışan lortlarında resimlerini sayfalarına koymayı da ihmal etmiyorlardı. Limuzin kalitesinde bir araba yolda kalabilir ama denenmemiş bir devrim kalamaz.!!! Saldırılar salt ‘yürüdü , yürümedi ile de sınırlı değildi. o dönemde bir ithal otomobil 50 bin liraya satılırken ,devrim otomobillerinin üretimi için ‘tahsis’ edilen 1milyon 600 bin lirada dile düştü. ‘milletin parası har vurup harman savruldu ’çığlıkları atıldı. Oysa; bu paraya 4 portatip otomobil yapılmıştı, bunun için çeşitli tip ve güçlerde 7 motor üretilmişti. Özel kalıplar hazırlanmış, tezgahlar kurulmuştu, keza aynı yıl Tarım Bakanlığının bütçesine ‘At neslinin ıslahı’ için 25 milyon lira ödenek ayrılmıştı.

********

Her iki araba da Eskişehir’e çağrılır. İdam fermanı gecikmeden uygulanır. Dönen araba presle ezilir. Son kalan araba bozuk olduğu gerekçesiyle gönderilmez…Saklanır Milli mücadeleden kalma ruh ile hala ‘Eskişehir Gar Atölyesinde’ kendisini tarihten silmek isteyenlere inat, hala çalışır vaziyette sergilenmektedir.

********

‘Devrim’i bugün ziyaret edenler; içine bindiklerinde ‘Benzin’, ‘Yağ’, ‘Hararet’ gibi ülkemiz otomotiv tarihin de hiç görülmemiş, görülmeyecek Türkçe kadranları görecekler, ve duydukları heyecan ve mutlulukla onu yapan birçoğu otomobil direksiyonuna hiç geçmemiş 23 mühendisten o dönem esirgenen teşekkürü şimdi edecekler.

********

Bugün ,4 milyon satışla dünyanın en büyük 5.otomotiv üreticisi olan ,Hyundai ;ilk modelinin üretimini kaç yılında yaptı dersiniz?. 1967 yılında. Yani ‘Devrim’den 6 yıl sonra… Kaynak: Cumhuriyet Strateji.

 

devrim

 

Şuri Hamza Demirelarsima061@hotmail.com