BOLU HABERLERİ

Burkina Faso Notları 1

Burkina Faso Notları 1
Abdulbaki Murat
Abdulbaki Murat( abakimurat@hotmail.com )
689
23 Haziran 2018 - 23:20

Hayatınızdan memnun musunuz sorusuna genelde verilebilecek cevapları duyar gibiyim.

Ya da mutlu insanlar ülkesi nasıl olur desek? Veya mutlu olmanın kriterleri ne olabilir?

Kişilere, yaşam koşullarına ve çevreye göre değişir elbette. Kimi insanların çok yemekten mütevellit çeşitli hastalıklarla boğuştuğu bu sebeple diyetisyenlere para verdiği bir kıta ile gıda eksikliği sebebiyle zayıflığın zirveye çıktığı başka bir kıta değerlendirmesi yapıldığında insan nasıl bir ruh hali yaşar acaba?

Bir balonun, sakızın, basit bir bileziğin ve hatta boş pet şişesinden mutluluk çıkaran çocukların var olduğunu söylesem, abartılı hediyelerin dahi beğenilmediği ve memnuniyetsizlik hastalığının tavan yaptığı başka çocukların kıyaslanmasını istesem…

Düşünürsek yük de ağır sorumluluk da…

Ev topraktan, yatak hasırdan, yemek dibekten, su kuyudan… Bunları bulabilenler de şanslı olanlar aslında.

Burkina Faso Afrika’nın güneyinde bulunan bir ülke. Geceleyin uçaktan baktığınızda gördüğünüz ışıklardan mütevellit geniş bir şehir izlenimi, başkentin azıcık dışına çıktığınızda darmadağın olacaktır. Başkent Ouagadougou hareketli ve kalabalık bir yer. Şehir bir karınca yuvası gibi canlı ve insanlar adeta oradan oraya koşuyorlar. Yol kenarlarına bisiklet ve motosikletler için yapılan özel yollardan motosikletli, bisikletli onlarca insan trafikte bir yekun oluşturarak sağa sola adeta seyirtiyor.

Dükkanlar alabildiğine basit ve karışık: Demirci yanında bakkal onun yanında tuhafiye, telefoncu, meyveci vs…

Sırayla ilk gördüklerimi yazayım:

Bisikletçi, züccaciye, tüpçü, lokanta, yapı malzemeleri, oduncu, gözlemeci, ağaçların altında oturan insanlar, lastikçi, ayakkabıcı, koltukçu, demirci, tamirci, çömlekçi, marangoz, telefoncu, kuruyemişçi, meyveci, karpuzcu, yolun kenarında örtülerin üzerine kurutmak için bir şeyler seren kadınlar, benzin ya da mazot dolu şişelerin basit raflara konulduğu benzinciler…

Eşeklerin çektiği küçük römorklar, seleleri önünde bisiklete binen kızlar-erkekler, çimentocular…

Üstü basitçe kapatılmış çardak gölgeliklerinde uzanmış dinlenen, uyuyan insanlar…

Şehrin birazcık dışına çıktığınız zaman aracınızın etrafını saran meyve, kuruyemiş, meşrubat satan ve alışveriş yaptığınızda ya da herhangi bir olumlu davranışta hafifçe eğilerek nazikçe hürmet ve teşekkürlerini ortaya koyan çocuklar, gençler…

Özellikle başkentin merkezinde rahatça fotoğraf çekemezsiniz ortalıkta gezen polis ya da askerler bu harekete kızarlar. Ayrıca zaman zaman patlatılan bombalar sebebiyle otellere, alışveriş merkezlerine, lokantalara girerken de aranıyorsunuz.

Başkentten ayrıldığınız zaman uçsuz bucaksız geniş arazide ilerliyorsunuz. Kalın gövdeli ve içi adeta bir ev odası olabilecek genişlikte yer yer tarihi ağaçlar mevcut burada. Afrika dendiğinde akla çöl gelse de buraya rahatça sahra diyemezsiniz zira yoğun olarak ağaçlar ve yer yer küçük göller var dikkat çekici olan ise toprağın kuru olması ve otun neredeyse hiç olmaması. Bu sebeple olsa gerek ortalıklarda görülen evcil hayvanların adeta kemiklerini sayabilirsiniz.

Keçiler, neredeyse kuzunun da yavrusu diyebileceğiniz küçük kuzular, hörgüçlü inekler, eşekler ve yine şaşırtıcı olarak başıboş bir şekilde ortalıklarda gezinen domuzlar…

Evler beş altı tane kümbetin birleşmesinden meydana gelen toprak yapılar. Bunların bazı bölümleri üzeri hasırla örtülmüş sivri kubbe şeklinde. O hasırları muhtelif bitkilerin küspelerinden yapıyorlarmış.

Evlerin yanında oturan kadınlar, erkekler ve çocuklar, dibek döven kızlar… Az ilerde yanlarında sarılı kırmızılı bidonlardan su kuyusu olduğu anlaşılan etrafı hilal şeklinde çevrilmiş ya da üstü betonla kapatılmış su kuyuları. Kuyuların başındakiler belli ki hem sıralarını bekliyorlar hem de muhabbetin tadını çıkarıyorlar.

Serin olması bakımından kümbet evlerin bazılarının üzeri sivri hasırlarla örtülmüş vaziyette. Acaba yiyecek te saklanır mı diye sormak geliyor içimden ama oralarda saklanmak için fazla yiyecek yok ki zaten.

Pencerelerinin standart görüntüsünden okul oldukları anlaşılan geniş, dümdüz bahçeleri olan yerlerde çocuklar, sağda solda oturuyorlar. Bazen sınıf sınıf ayrılmış bazen de küçük yapılar şeklinde okullar mevcut buralarda.

İkinci gün Titao şehrine giderken yolda gördüğümüz neredeyse her birikintinin su ile dolu olması toprağın eşelendiğinde altından su çıkacağı izlenimini veriyor bize. Ortalama sıcaklığın yüksek değerlerde olduğunu da varsaydığınızda oraların tarım için fevkalade elverişli olduğu dolayısıyla genel bir kanaat olarak yapılması gereken şey tarımla alakalı bilgi, birikim ve teknolojiyi ihraç etmektir. Bu aslında onlara balık tutmasını öğretmektir.

Beyaz adam kendi hakkına razı olmalı, başkasının rızkına göz dikmemeli. Değilse siyah adam hakkını canı pahasına da olsa aradığı zaman inşallah Afrika geleceğin yıldızı olacaktır.

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Asuman Sarı | Hacet bayramı
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Biz Bolu’yu Çok Seviyoz
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SİGARASIZ AŞK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HADDİNİ AŞTI KALEM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYVANLAR VE İNSANLAR