SON DAKİKA

EĞİTİM BAŞLARKEN…

Bu haber 10 Ağustos 2015 - 9:45 'de eklendi ve 486 kez görüntülendi.

Yaz aylarının bitmesine az bir zaman kala yeni eğitim-öğretim dönemiyle alakalı hem okullarda hem de velilerde tatlı bir telaş başlamış durumda.

Öğrencimi hangi okula yazdırmalıyım? Mevcut okuldan memnun değilim, çocuğumu başka okula mı yazdırsam? Temel liselere öğrenci kaydettirmek mantıklı mı? İmam Hatipler zor mu? İmam Hatiplerin diğer okullardan puan farkı var mı? Dershanelerin durumu…

Vs…

Ebeveynlerin kafasını buna benzer pek çok soru meşgul etmektedir. Özellikle eğitim konusunda hassas veliler öğrencilerinin eğitimi, geleceği/istikbali adına çeşitli arayışlar içerisine girmiş durumdadırlar?

Bazı tespitleri yaparak velilerimizin zihinlerini berraklaştırmaya çalışalım:

1-“Bir öğrenci için en iyi okul, evine en yakın okuldur” mantığı genel geçer ve genelde eğitimcilerin de tavsiye ettiği bir anlayıştır. Öğrenci mümkünse ikametine yakın bir okulda okumalıdır. Özellikle İstanbul gibi bir metropolde uzak okul, çocuğu hem yorar, hem de süreç içerisinde bıkkınlığa sebep olur. Öğrencilerin bu yorgunluğu üzerlerinden atmaları için ekstra bir zamana ihtiyaçları olacaktır.

Eğitim sürecinde zamanın önemini hepimiz kabul ediyoruz. Bir öğrenci yolda harcadığı bir saati, ders çalışarak geçirmiş olsa başarılı olması için önemli bir şey yapmış demektir.

Okul uzakta olduğu zaman ebeveyn okula sık sık gidemeyecek bu da öğrenciyi takip sıkıntısı doğuracaktır. Takip edilmeyen öğrenciden başarı beklemek hayal olur. Bu ve benzeri sebeplerle yakın okulun her zaman avantajlı olduğunu iddia edenlerdenim.

2-Okul seçimi yapılırken okulun mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir. Özellikle lise tercihinde ne tür bir lise düşünüldüğüne dair öğrenci ile beraber karar verilmelidir. “Babanın istediği, çocuğun istemediği” bir okuldan hayır gelmez. Ebeveyn illaki bir okula kilitlenmişse o zaman öğrenciyi de ikna etmek zor olmasa gerektir. Nihayet eğitimde öğrencinin yatkınlığına önem vermek esastır.

3-Öğrencinin eğitim gördüğü okulun iyi olmadığını düşünerek okul değişikliği yapmak sağlıklı bir anlayış değildir. Aşağı yukarı her okul aynıdır. Farkı, öğrencinin “kişisel çalışması” ortaya koyacaktır. Velilerin okul arayışlarındaki performansı, öğrenciye düzenli ders çalıştırtma yolunda kullanmaları çok daha faydalı olacaktır. Ayrıca veliler okul-aile birliklerine üye olmalıdırlar. Sadece şikayet etmek sorun çözmez. Unutulmamalı ki herhangi bir okulu güzelleştirmenin/düzeltmenin önemli bir yöntemi de okul için çabalayan aile-birliklerinin oluşturulmasıdır. Bunun için sorumluluk sahibi veliler okullara el atmalıdırlar.

4-“Öğrenciyi dershaneye göndermeme gerek var mı?” şeklinde gelen sorulara muhatap olmaktayız. İki yıldır yapılan TEOG sınavları göstermiştir ki öğrenci sınıfta düzenli olarak dersi dinlerse, ödevlerini takip ederse ve az olsa bile devamlı bir çalışma sürecine girerse dershaneye gitmeden de iyi notlar alınabilir. Zaten TEOG sınavları o kadar kolaylaşmıştır ki öğrenci kendi okulunda, normal sınava girer gibi stressiz bir ortamda imtihan olmaktadır. Şunu söyleyelim TEOG sisteminde standart çalışan bir öğrencinin dershane gibi bir ihtiyacı olmaz. Ama çalışmayana dershanenin de bir faydası olmaz. Son yönetmelikle dershanelerin ismi değişmiş olsa da aşağı yukarı fonksiyonu aynı. Kanaatim o ki oralara boşuna para vermek lüzumsuz maddi bir külfettir.

5-Açık lise diğer liselerle aynı mıdır?Açık liselerin diplomaları diğerlerinden farklı değildir. Öğrenci açık lisede okuduğunda, zaman açısından daha avantajlı olabilir; her hangi bir meslekte çalışabilir, ya da özel gayreti varsa daha çok okuyabilir. Bunu yapabilenler olmakla beraber, bir grup içerisinde olunmadığı zaman öğrenci sıkıntı yaşayabilir.

6-İmam hatiplerle diğer liseler arasında akademik ve mezuniyet sonrası hiçbir fark yoktur. Sadece İmam hatiplerde Kur’an, Arapça, Hadis gibi bazı ilave dersler vardır ki başarılı bir öğrenci için bunları yapamamak diye bir şey söz konusu olamaz.

7-Temel liselere nasıl bakmalıyız? Temel liseler en kısa ifadeyle dershanelerin yaptığı işi yapacaklardır. Öğrenciler okul bitirmenin yanında üniversiteye direk hazırlayacak bir eğitim ortamına kavuşacaklardır. Parası çok olanlar çocuklarını gönderebilirler.

8-Temel eğitimde okula başlayacak olan çocuklar için doktor raporu alıp öğrencilerini bir yıl daha bekleten bazı veliler bence yanlış yapıyorlar. Özel eğitim görmesi gereken çocukların dışındakilerden bazıları küçük görünse de, ebeveyn ve öğretmen işbirliğinde eğitimin başlangıç sürecine genellikle uyum sağlamaktadırlar. Öğrencinin bir yılı heba edilmemelidir.

Eğitim konusunda ilk akla gelen sualler ışığında kısa bir özetleme yaptık. Ancak şu anlayışı öğrencilerin kafasına yerleştirmek önemlidir. Her okul, bir üst eğitim için araçtır. Bir üst öğrenim, daha iyi okuyabilmek ve başarılı olabilmek için, öğrenci, üniversiteyi hedefleyen bir mantığa bürünmelidir. Mesela iyi bir lise kazandım deyip yatan bir öğrenci, okul bitince herhangi bir üniversiteye yerleşemeyerek sıkıntı yaşayabilir.

Eğitim ihmal edilemeyecek kadar önemlidir ve küçük ayrıntılar dahi bazen büyüyerek önem arz eder. Eğitimcilerle istişare yaparak, alternatifleri düşünerek karar vermek çocuğun geleceği için faydalı bir yöntemdir. O halde bir yerlerden başlamak lazım.

Ne dersiniz?

Abdulbaki Murat
Abdulbaki Muratabakimurat@hotmail.com