SON DAKİKA

ENGEL(SİZ) ANLAYIŞ…

Bu haber 14 Şubat 2016 - 14:46 'de eklendi ve 414 kez görüntülendi.

“Her insan bir engelli adayıdır” ifadesini aklımızdan çıkarmadan çevremizde gördüğümüz engelli kardeşlerimize ona göre davranmak gerekliliği özellikle bizim toplumumuz için bir görevdir.

Asr-ı saadet menşeli kültürümüzde “diğerkamlık” olarak isimlendirilen ancak  “empati” kelimesi ile meşhur olan, kişinin “kendini başkalarının yerine koyabilme” erdemini kazanamadığımız sürece bu görevi tam yapmış sayılmayız.

Özellikle son yıllarda engelli kardeşlerimize yönelik resmi makamlarca pek çok düzenlemeye imza atılmış olmakla birlikte yine de her şeyin yolunda olduğunu ifade edebilmemiz zordur.

Aslında engelliler konusunda toplumun zihinsel bir devinime ihtiyacı olduğu bir vakıadır çünkü zihnini değiştiremediğiniz bir toplumun kendisini de değiştiremezsiniz. Bu sebeple başta öğretmenler yani eğitim camiası olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bu konuda hassas olmalarına ihtiyaç vardır.

Alışmak, alıştırmak ve onları topluma kabullendirebilmek…

Bunun için insani bir olgunluk düzeyini yakalamak önemlidir. Egoyu, maddiyatçılığı, ferdiliği bırakamayan bir toplumsal aklın, karşısındakini(haklı) görebilmesi mümkün müdür? Hareketli bir yaşam tarzını benimsemiş ve bu hareket uğruna pek çok önemli değerini/yargısını unutan günümüz insanı, işlerin öncelik sırasını şaşırıp, araçları, amaçların yerine koyduğunda, henüz olgunlaşma sürecini tamamlayamadığını dagöstermektedir. Lakin bunu sorgulamak bile bir aşamadır diye düşünülebilir.

Zihinsel, bedensel engellileri konuşurken onları görmezden gelme bahtsızlığı içerisinde bulunan ve kendilerini sağlam zannedenler de aslında düşünmedikleri için aklen birer engellidirler ama yazık ki bunun farkında bile değildirler.

Haberlerde gözüme ilişen bir bölüm olarak engelli asansöründe, engelli vatandaşların sıraya girip “aklen engelli” olanların onlardan önce asansörü kullanmaları;

Hakeza engelli yollarına çekilen araçlar ve devamında bu kardeşlerimizin zor durumda bırakılmaları;

Aracını şarj ettirebilmek için kalabalığı bekleyen engelli kardeşlerimiz… Duyarlı bir anlayışla gözlem yapanlar için bu liste uzar gider.

Peki bu yanlışları sadece sıradan insanlar mı yapıyor?

Geçen hafta bir engelli öğretmen arkadaşımızın düğününe katılma bahtiyarlığını hissettim. Lakin orada olması gereken pek çok insanın olmaması şahsen beni derinden etkilemiştir. Ve nikah boyunca katılım gösteren bir avuç dost ve vefalı arkadaşla konuşurken hep vefanın ve bu konudaki hassasiyetin önemi zihnimi meşgul etmiştir.

Acaba bu kişi zengin veya makamlı birisi olsaydı orada kimler olmazdı ki?..

Gelin Hanım’a evlilik cüzdanını vermeye gelen İktidarın Gaziosmanpaşa İlçe Başkanını kutluyorum ve yürekten alkışlıyorum. O değerli başkanımızı alkışladığım kadar da böyle hassas bir ayrıntıyı düşünemeyen özellikle eğitimin paydaşlarını sorumluluğa davet ediyorum.

Fotoğraf karesine girmek için bence en müstesna yerlerden birisi orasıydı lakin çıkar, maddiyat, makam gibi kelimelerin fani albenileri ne yazık ki pek çok erdemi/değeri berhava etmiştir.

“Engelliler toplumun bir parçasıdır” anlayışı doğru olmakla beraber bunu biraz daha ileri götürüp cümleye “öncelikli” ifadesini eklemek fevkalade manidar olacaktır.

Okullarımızda zihinsel ya da bedensel engelli olanların tespitinin yapılması ve onların sosyal hayata kazandırılması için çalışılması da önemlidir. Anne babaların bu konuda ihmalkar ya da çekinceli davranma ihtimalleri vardır. Bu yanlışı izole etmek te yine eğitimcilerin ve gönüllülerin işidir.

Her yıl yüzlerce engelli öğrenci, önyargılar, ilgisizlikler ve belki de baskılar sebebiyle okulu bırakıyorsa burada sağduyulu insanların sorumluluk hissesinin olduğu bir gerçektir.

Engelliye yol vermekten daha önemlisi ona toplumun parçası olduğunu hissettirebilmektir.Nasıl ki kısa, uzun, şişman, zayıf olmak sıradan bir durumsa engelli olmak ta o derece normaldir.Unutulmamalı ki engelliler sadece tüketici değildirler, fırsat verildiğinde üretici olabilecek kapasiteye de sahiptirler.

Adımlarımızın, görüntülerimizin, gelişimlerimizin, avantaj ve dezavantajlarımızın farklı olmasının ne önemi var, mühim olan sevgi, saygı ve dostluğu beraber yaşayabilmektir.

O halde bize yakışan çevremize daha dikkatli ve yeni bir anlayışla bakmaktır…

Abdulbaki Muratabakimurat@hotmail.com