Hepimizin kendine has hayata dair başarı hikayeleri vardır

Bu haber 08 Mart 2013 - 9:14 'de eklendi ve 2.695 kez görüntülendi.

Merhaba eş, dost, hemşeri, tanıdık tanımadık herkese sıcak bir merhaba diyerek ilk köşe yazıma girişimi yapıyorum.

Şimdi nerden çıktı, bu kim gibi sorular kalmasın diye bu gün biraz kendimden başlıyayım ki ilerleyen zamanlarda yazacaklarımı okuduğunuzda ha evet Binnur bu tamam sorun yok her yerden her köşeden bakışıyla normaldir diyebilesiniz:))hatta imla kurallarını bazen atlayabilirken renkli yazı karakterleriyle ifademi size daha kolay aktarabileceğimi düşünerek spontane cümleler ve ifadeleri yadırgamayın lütfen, kendim gibi yazıcam,,,karşı karşıya kahve içerken yaptığımız samimi sohbetlerde nasılsam öyle olucak 🙂 hatta hafif mizahi yanımla hatta bazen komik gördüğüm birçok şeyi baktığım ve anladığım şekilde aktarıcam 😉 haa bazen çok ciddi protokol erkanındaymış gibi bazen de had safhada duygusal anlarım olabilir şiddetli tepkilerimden de kaçınmayacağım için konularım çok farklı olacağından  bu hafta bakalım yine hangi kapıdan çıkacak ortaya diye hafif bir gülümsemeyle bile meraklanabilirsiniz:)”’

Evet ben de Bolu’luluyum=)mektepli iş alanım tekstil tasarım hatta bir dönem Bolu da modaevim vardı az çok paçavradan anlarım anlıyacağınız;))şimdilerde tamamıyle farklı bi sektördeyim dedim ya çok normal olmayan kararlar benim için normal kararlar olmuştur hep hayatımda… Mesela yıllarca mektebini okuyup ihtisas alanın olan bir işi yaparken bi anda karar verip hiç bilmediğim hatta bu yaşıma kadar karşılaşmadığım bir sektöre sadece kendi kararımla geçiş yaptım:)Geçenlerde bi arkadaşımla karşılaştım uzun yıllardır görüşmediğim. Sorduğumda eş iş çoluk çocuk anlattı oh ne güzel dedim gayet düzenli ve düzgün ilerlemiş o bana sorduğunda ise benim söylediğim tek kelime ((hayat her şeye rağmen güzel şükretmenin önemini bilmek gerek))tek cümle buydu söylediğim…
önemli olan neyi istediğini bilmek.

 

Kendimce hayat felsefem var herkesin doğrusu benim doğrum olmayabilir inandıklarımsa daima benim doğrularım. Zamanla sizlerle hoşsohbetler aralarında hayatımdan kesitlerle güzel bir gönül dostluğu kuracağımıza inanıyorum.
Çok yakın zamanda internette bir başarı öyküsü seyrettim ve bana öyle yakın geldiki birbirimizi anlamamız ve yaşam felsefemi size daha iyi aktarabilmek adına birkaç cümleyle seyrettiğimi aktarıcam!

Hindistan’da iyi bir ailenin bireyi, iyi bir eğitim alıyor diploma doktora vs ve iyi bir iş sahibi oluyor ailesinin maddi problemi de olmadığı için en iyi okullarda eğitimine destek verirken kendi de başarılı bir eğitim dönemini bitirip konumu iyi işlere imza atacağı bir çevreyi bırakıp bir gün düşünmeye başlıyor!! (birşeyler yapmalıyım) sadece ne yapacağına karar vermek için Hindistan’ın çok fakir okul olmayan çocukların bile çobanlık yaptığı bir köye gidiyor ve insanları izlemeye başlıyor!!!o an itibariyle orada bir şeyler yapmanın ona zengin halk arasında bir şeyler yapmaktan ve kariyer yapmaktan daha önemli bir şeyler olduğunu düşünmeye başlar kendi şehrine döndüğünde oradaki insanlar için ne yapabilirim diye düşünmekten kendini alamaz ve karar verir, her şeyi bırakıp o köye yerleşektir! Bunu ilk olarak annesiyle paylaşır. Annesi inanılmaz şaşkın bakışlarla sen normal bir karar vermiyosun diyerek inanmaz hatta bir zaman konuşmaz ama akademisyen çoktan karar vermiştir ve köye yerleşir. Önce insanları anlamaya çalışır. Sonra onlarla arkadaş olur ve bir okul yapmaya karar verir fakat burada bu okulu yaparken hiç bir profesyonelden destek almıyacaktır, köy halkının kendi çabalarıyle ve bilgileriyle temeller atılır. Okuldaki eğitim öğretmen ve idarecilerin zamanına göre değil eğitim alacak çocukların gündüz hayvan baktıkları ve ancak akşam zamanları olduğundan çocuklara göre ayarlanır, okul mimarisi köy halkının yaşlı bilgeleri tarafından eski bilinirlikle yapılır ve herkesin katkısı olur.

Hindistan’ın Rajasthan bölgesinde bulunan
sıradışı bir okul, çoğu okuma yazma bilmeyen
köylü kadın ve erkekleri kendi köylerinin
güneş enerjisi mühendisleri, sanatkarları,
diş hekimleri ve doktorları olmak üzere
yetiştirilirler.

Yalınayaklar koleji adlı okulun kurucusu
sanjit bunker roy’un 1972 de hindistan’da kurduğu,
yerel topluluklara kendi kendilerine yeterli
hale gelmede gerekli olan temel hizmetleri
ve çözümleri öğretmeyi amaçlayan
barefoot (yalınayak) okulları,
bünyesinde ‘profesyoneller’ olmamasına rağmen
mühendis, dişçi ve doktor yetiştiriyor.ve o küçücük çocuklar o okulda seçme seçilme hakkına sahipler çünkü okulda her yıl idareciler ve başkan seçimi yapılıyor ve bunlar çocuklardan oluşuyor. Yurt dışına davet edilen okul başkanı çocuk sanjit bunker roy ile birlikte bir ödül törenine katılıyor ve başarı ödülü veriliyor çocuk o köyden ilk defa çıkmasına ve ilk defa yurt dışı görüp ödüle rağmen gayet soğukkanlı davranışı etrafındakileri soru sormaya yöneltiyor yanındakine neden bu kadar sakin ve ağır diye sorulduğunda o bir başkan :)) diye bir yanıt geliyor inanmak ve başarmak dünyanın neresinde olursanız olun tek!!! ve o okulda köydeki kadınlar elektrik enerjisi üretiyorlar
elbette diplomasızlar…duvarlarında asılı birer diplomaları olmadan insanoğlunun nasıl üstün vasıflara sahip olup öğreti ve öğreni yetisini nasıl kullanarak neleri başardığının gerçek başarı hikayesi!!!
Hepimizin kendine has hayata dair başarı hikayeleri ,yada şöyle diyelim hayat hikayelerimiz mevcuttur bunlar bizleri yücelten erdemli yapan adımların hikayeleridir kimisi acı kimisi tatlı ama gerçek hayat hikayelerimiz!

Bu başarı hikayesi beni çok fazla etkileyen ve aslında benzer felsefi yaklaşımımdandır belki de Özdeşleştiğim bir hikaye olduğu için ilk tanışmamızda sizlerle paylaşmak istedim!!!

Ve şimdilik hem merhaba hemde hoşçakalın derken en kısa zamanda yazılarımla sizlerle birlikte olmak adına mutlu ve umutlu kalın diyerek diğer buluşmamıza kadar tüm güzellikler sizlerle olsun diyorum…

Binnur Çaydaş

Binnur Çaydaş
Binnur Çaydaşbinnurcaydas@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

9 ADET YORUM YAPILDI
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.