SON DAKİKA

İMAM HATİPLİNİN MİSYONU ve EĞİTİM ÇALIŞTAYI

Bu haber 11 Kasım 2015 - 23:46 'de eklendi ve 161 kez görüntülendi.

İmam Hatipli gence yüklenen misyon, çağları aşan ve geleceğe yön verecek devasa bir medeniyetin külleri arasında kalan bir tomurcuğun an be an serpilmesi, büyümesi ve tekrar “ali” olması için kurgulanan büyük bir inşa ameliyesidir.

Asr-ı saadete kadar uzanan köklü medeniyete aşina, İlahi Kelamı öğrenmek için çabalayan ve öğrenen, alemin peygamberini her şeyiyle bilen ve ondan itibaren tüm tarihi mirasını tanıyarak onu adı gibi belleyen, gözü gibi koruyan ve ondan ders çıkarabilen…

İçinde bulunduğu hal itibariyle çalışkan, atılgan, bezmeyen, yorulmayan, sıkılmayan, bozulmayan…

Okuyan, düşünen ve aksiyoner…

Bu okumaları sayesinde gelecek inşa etmek ideali ile ahlaki  donanımlaşuurlanan…

Dünya ve ahiret mutluluğu için evvela kendisini değiştiren, ibadetine dikkat eden, Allah’a kul, Habibi’ne ümmet olmanın yanında cihat ruhunu da her an diri tutarak tüm dünya insanlığının selametini, mutluluğunu gaye edinen…

“Ey iman edenler!Sizi elim bir azaptan kurtaracak kazançlı bir yolu göstereyim mi?”(Saf 10) ayetini ve devamını bilen ve onun gerekliliklerini yerine getirebilmek için fedakarlık yapabilen bir gençlik.

Siyonizmin tüm planlarını iyi tahlil eden ve onlara karşı düşünen, “ılımlı Müslüman” teranelerini elinin tersiyle itip “hakiki Müslüman” olmak için çabalayan…

Şekil Müslümanlığından uzaklaşarak, şuur Müslümanlığı anlayışını kavramış ve dünyayı süfli emelleri uğruna sömürenlerin kurduğu tuzakları sezen/sezebilen, hisseden ve bunlara önlem almak için düşünen, çabalayan…

Asla “ben ne yapabilirim ki?” yılgınlığı ile hayata bakmayan; “her bahar bir çiçekle başlar” anlayışını daima hafızasında mahfuz ederek sık sık niyetini, amacını, hedefini yenileyen…

Reklamcıların, şekilcilerin, amelsizlerin, makamcıların, eyyamcıların ele geçirmiş oldukları imkanlar karşısında yılmayarak bunların alaşağı edilmesi ve “emanetin ehline verilmesi” ilahi prensibini savunarak ve üst perdeden haykırarak büyük düşünen bir nesil…

İmanı hayatının vazgeçilmezi olarak telakki eden gerekirse bu uğurda aç-susuz,işsiz kalabilen…

Ama asla borçlu ve ezik kalmayan…

İmanı ve maneviyatı  için tıpkı geçmişte olduğu gibi yedi düvele cephe açmış bir milletin evlatları olarak yine imanın muhafazası için donanan, kuşanan ve çalışan bir gençlik…

Düşmanını bilemeyen, kimden zarar geleceğini hesap edemeyen, tarihinden habersiz, köklerinin derinliklerini tahlil edemeyen bir gençlik değil…

“Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin” ilahi prensibinden alınan ilham ile telaffuz edilen “önce ahlak ve maneviyat” özlü sözünü, hayatının düsturu edinen ve evvela yaşantısında, ailesinde ve çevresinde ahlaki meziyetleri ile temerküz eden, devamında bu meziyetler ışığında çok çalışan, uyanık, idealist bir gençlik…

Şairin dediği gibi “Edep bir taç imiş ol Nur-i Hüda’dan, giy ol tacı emin ol her türlü beladan” anlayışı ışığında edepli duruşu ile bir meşale gibi etrafını aydınlatan, geleceğe dair düşünceleri olan, azimkar, yeri geldiğinde cüretkar  bir gençlik…

İlhamını aldığı Kur’an’ı iyi okuyan ve anlayan ve bu anlam çerçevesinde asırların idraki şekillenmelerine yön vermek isteyen bir gençlik…

Peygamber Efendimiz’in saçlarını ağartan bir özelliğe sahip olan “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ayetinin ağırlığını omuzlarında hissederek, Efendimiz (sav) in izinden giden ve yaşadığı sürece bu misyon için nefes alıp veren bir gençlik…

Omisyonu uğruna ayağı tökezleyene kadar çalışan ve “Şahid ol Ya Rab!Tüm imkanlarımı seferber ederek rızan için koşuyorum” diyen azimkar bir gençlik…

EĞİTİM YÖNETİMİ VE KALİTE ÇALIŞTAYI

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün organizasyonu ile İstanbul’daki İmam Hatip Okulları Müdürlerinin katılımı ile yapılan “Eğitim Yönetimi ve Kalite Çalıştayı” işte bu ilkeler ışığında geleceğe dair daha vizyoner bir İmam Hatip neslinin nasıl yetiştirilebileceğine dair açılımların tartışıldığı,ayrıntılı bir etkinlik olarak gerçekleştirildi.

İmam Hatiplere bir şekilde yolu uğrayan her öğrencinin mutlaka elinden tutulması icap eden bir değer olarak algılanmasının gerekliliği ve bir öğrencinin bu ülkenin yarınlarına yön verebilecek bir kapasite haline gelebileceğine  dair ön yargısız anlayış, göze çarpan önemli bir tespit idi.

“Zaferden değil seferden sorumlu olunduğu” prensibinden yola çıkarak, ülkede her doğan bireyin eğitilmesi için çaba sarfedilmesine dair irade, üst perdeden ifade edildi.

Çalıştayda, İmam Hatip Müdürlerinin fikirlerinin alınması, değerlendirilmesi ve Eğitim Liderlerinin soru(n)larının bizzat MüsteşarımızSayın Yusuf Tekin ve Genel MüdürümüzSayın Nazif Yılmaz tarafından samimiyetle cevaplandırılması fevkalade olumlu karşılandı.

Özellikle Sayın Genel Müdür Nazif Yılmaz’ın “arkadaşlar elde ettiğimiz makamların hakkını, gücümüzün sonuna kadar vermeye çalışmazsak sorumlu oluruz” ifadesi, iz bırakan bir konuşma olarak hafızalarda kaldı.

İslam Coğrafyasının bu günkü hazin manzarasının konuşulduğu, D-8 ve Arap Baharı’nın iz düşümünün Türkiye’ye yansımaları, Dünya Müslümanları’nın dini yaşamadaki şekilsellik algısı ve mazlum milletlerin Türkiye’ye olan ihtiyacı…

İmam Hatiplerin kuruluşu, gelişimi ve ondan beklenenler, STK lar, eğitim ve aktüalite…

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından iyice çalışılarak hazırlandığı her halinden belli olan bu fevkalade olumlu çalıştayın, İmam Hatipler için hayırlara vesile olmasını temenni ederken katkı yapanları can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Abdulbaki Murat
Abdulbaki Muratabakimurat@hotmail.com