SON DAKİKA

antalya escort bayan

IRK DEDİĞİMİZ NEDİR?

Bu haber 22 Mart 2013 - 23:55 'de eklendi ve 911 kez görüntülendi.
Nedir

Halil İbrahim Yaman

 

   IRK DEDİĞİMİZ NEDİR ?

            Irk dediğimiz, etnik köken dediğimiz nedir?..  İnsanı daha bir farklı kılan, insanı daha bir yükselten ya da daha bir alçaltan bir fiziksel veya ruhsal gerçeklik midir?  Alman, Rus, Kızılderili, Arap, Zenci, Türk, Kürt…  Hepsi sonunda insan değil midir?  Hepsi aynı beden, aynı ruh özelliklerine sahip değil midir? Alman’ın elleri yerine, başka organları mı vardır?  Rus’un ayakları yoktur da, vücudunda teker mi takılıdır?  Arap’ın beyni üçgen,  Zenci’nin beyni dörtgen midir?   Türk’ün yüreği prizma, Kürt’ün yüreği silindir midir? Hepsi birbirinin aynı değil midir? Alman ağlarken, gözünden yaş yerine, taş mı döker?  Türk, diğerlerinden farklı organlarıyla mı güler?   Zenci, sırf sıvıyla mı beslenir? Kürt suda mı yaşar? Alman’ın kanatları vardır da, havada mı uçar?  Daha nice diğerleri ve hepsi birbirinin aynı değil midir?

           Rus’un, az Güneş’li soğuk Doğa koşullarının etkisinde beyazlaşmasından; Arap’ın, sürekli çöl Güneş’i altında,  Zenci’nin Ekvatoral sıcaklıkta yanıp kararmasından; Türk’ün, ılıman bölgede kumrallaşıp buğdaylaşmasından; Kürt’ün, dağ koşullarının yanık tenliliğine sahip olmasından öte,  aralarında ne fark vardır? Bölgesel, toplumsal ve tarihsel değişik gelenek, görenek, yaklaşım, hal ve tavır özellikleri taşımalarından öte, ne fark vardır?  Hepsi Allah’ın bir takdiri değil midir?

           İlk oluşum, Âdem ile Havva ise; maya bir, tohum bir, hamur bir ise; ırk da birdir. Âdem baba ırkı, badem baba ırkı, madem baba ırkı mı vardır?  Vücutlarımızı dilim dilim açsalar, hücrelerimizi milim milim kesseler, ruhlarımızı bölüm bölüm ayırsalar; nerede, ne fark bulacaklardır? Irk dediğimiz, ne bedensel, ne ruhsal bir ayrıcalıktır. Kan birdir. Can birdir. Var olan farklılıklar, Tanrı’nın, dolayısıyla Doğa’nın insana verdiği, insanları diğer insanlardan ve toplumları diğer toplumlardan ayırt etmeye yarayan, tip ve renk çeşitliliğimiz, göze ve gönüle hoş gelen, sıcaklık veren,  insanı cezbeden,  insanı insana yaklaştıran görünüm güzelliklerimizdir.

           Doğa, çeşitli şekillerle ve renklerle cazibe kazanır. Her yer ve her şey, tek bir şekil, o da  tek bir renk olsaydı,  güzellik, cazibe ve ilgi olur muydu?.. İnsan da böyle. O halde ırklar kavga sebebi değil, sevgi nedenidir, ilgi nedenidir.

           Irkçılık anlamında ırk ayrımcılığı yapanlar, ırkları öldürenler, insan varlığının katilleridir. Dağların, bağların ve kırların çiçekleri gibi; şehirlerin, kasabaların, köylerin çiçekleridir insanlar. Şekil şekil, renk renk… Kendi kendinin farkına varabilen çiçekler. Kendi kendini algılayabilen çiçekler. Kendi kendini sulamak, beslemek, bakıp daha da güzelleştirmek yerine, nasıl yolup atabilir insan?

           Herşeyden önce bir tek gerçeğimiz var:  İnsanız biz!  İnsanız hepimiz!.. Irklardan önce insanlığımız vardı. Irklar varken de insanlığımız var. Irklardan sonra da insanlığımız var olacaktır.  İnsan, bedeniyle ve ruhuyla hep insan kalacaktır. Keza tipiyle ve rengiyle de.

 

     Halil İbrahim YAMAN

Bir Demet Çiçek Gibi, Bir Demet İnsanlık.  Sayfa 79-80

 http://hayaman5.blogspot.com

 

EN GÜNCEL NOT :

      Kırk yıl boyunca Kürt ırkçılığını tahrikle ölümlerine ve sakatlanmalarına yol açtıkları Kürt ve Türk onbinlerce insandan sonra nihayet bazıları, Çanakkale’de birlik olduğumuzu, Türkiye Cumhuriyeti’ni birlikte kurduğumuzu hatırlamış bulunuyorlar.  O ölenler ve sakatlananlar, bundan ayrımıydılar acaba?..  Vatan savunulurken ve Cumhuriyet kurulurken “Hepimiz Türküz” diyen o ortak ataların, ortak Bayrağını, ortak Marşını, ortak Dilini, ortak Yönetimini, Ülkesinin ve Milletinin Bütünlüğünü, sonradan kabul etmemiş olanlar da kendileri… Ki Çanakkale’den, Kurtuluş Savaşı’ndan, Cumhuriyetin Kuruluşu’ndan kaçanlar da olmamış değil.  Dikkat!  Bazıları, Ulu Ağaçtan silâhla, sopayla, haksızlıkla yere düşürdükleri meyveleri, siyasetle toplama zamanının artık gelmiş olduğunu düşünüyor olabilirler sadece…  Hatalar düzeltilir elbet. Fakat düzeltilmesi istenenler,  gerçekten hata ise. Nerede durulacağı biliniyor ise.  Arzuları, dün ülkemizi işgal edenlerin, Osmanlı’ya da isteklerini kabul ettirenlerin, (Cumhuriyetle kaybetmişken) nihayet verdikleri desteklerle gelinen durumu alkışlayanların bölücü arzuları ile aynı değilse.

 

Halil İbrahim Yamanhayaman1@gmail.com
HALİL İBRAHİM YAMAN .Hukukçu, Şair, Yazar, Fikir Adamı. * Bolu’nun Gerede İlçesi’ne bağlı Bucak iken 1991 yılında İlçe olan, bugünkü Dörtdivan İlçesi’nin Yalacık Köyü’ndendir. Kayden de Yalacık doğumlu olup, 1950 yılında “doğum sorunları sebebiyle” Ankara’da doğumevinde Dünya’ya geldi. Sekiz yaşında da, annesiyle, Ankara’da çalışan babasının yanına geldiler. * Ankara Atilla ve Gülveren İlkokulları ile Gülveren Ortaokulu ve Lisesi'nde okudu. İki yıl kadar Ankara İmam-Hatip Okulu'nun Orta bölümüne devam etti. Ortaokulda Şiir, Lisede Makale yazmaya başladı. Lisedeki, ilk şiir yazma yarışmasında birincilik, yağlı boya resimde ise üçüncülük aldı. Şiirlerini olgunlaşmadan ortaya çıkarmadı. * Üniversite öğrenimini, Ankara Valiliği'nde memurken yapıp, 1977 de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Öncesinde, bir yıl da AÜ. Yükseliş Mimarlık ve Mühendislik Yüksek Okulu İnşaat Mühendisliği akşam bölümüne devam etti. İmkânsızlıklar sebebiyle 3 kez okul değiştirdi. * Fakülte yıllarında, kısa bir süre Milli Türk Talebe Birliği Gülseren Teşkilatı ile ilgilendi. Bazı yerel ve genel gazetelerde, kendi ismi ve “Yaman Dost” ismiyle, okuyucu sıfatıyla birkaç makalesi yayınlandı. * Askerliğini, Yedek Subay olarak Kars İli'nde yaptı. Kastamonu Tosya’da C.Savcılığı, Adıyaman’ın Çelikhan ve Yozgat’ın Çayıralan İlçelerinde de Çelikhan Hâkimi ve Çayıralan Ceza Hâkimi görevlerinde bulundu. Adalet görevi yıllarında, yayın ve yayım faaliyetinde bulunmadı. O günkü koşullarda anlamlandıramadığı şekilde görevine müdahale yaşayınca, ayrıldı. * Atandığı Kars Göle Noterliği'ne, koşulları sebebiyle başlamadı. Yozgat Sarıkaya’da Serbest Avukatlık bürosu açtı. Ardından Yozgat Boğazlıyan Hazine Avukatı, Van Müşavir Hazine Avukatı ve Van İli Muhakemat Müdürü Vekili oldu. Düzenin hukukdışı işleyişini biraz öğrenmiş iken Hâkimliğe dönüşünü, muhtemelen aynı müdahaleci gizlilikler(!) engelledi. * Bu, ilki "Şiirler ve Yorumlar", ikincisi sonuçsuz kalan "Dilekçeler", son dördü de bilgilenme, dava ve temyiz haklarının bile bulunmadığı -kapalı ortamlarda gelişen- haksızlıklara karşı "Makaleler" olmak üzere, altı kitabın yolunu açtı... Kitaplarında konu sınırlaması yoktur. Yazılanlar, toplum içinden çok yönlü yansımalardır… Bizim Sevgi Bağları; Bana Özgürlüğümü Verin, Nutuklarınız Sizin Olsun; Zulüm; Sevgi Devleti; Bir Demet Çiçek Gibi, Bir Demet İnsanlık; Çiçeklerin Tanrısı, Bizim Tanrımız; isimli bu kitapları, İnternet ortamında da yayınlanmaktadır. Yazarın ve kitabının ismi arama motorlarına yazılarak, site, blog, e-posta ve istek-okuma adresine ulaşılabilir. * En son Çorum İskilip Müşavir Hazine Avukatı iken emekli olup, biraz İngilizce bilir, evli ve çocuksuzdur. Halen Ankara’da ikamet eder. - BLOGU: Halil İbrahim KİTAPLARI " http://hayaman.blogspot.com "