BOLU HABERLERİ

İSLAMOFOBİ FASİT BİR KURGUDUR…

İSLAMOFOBİ FASİT BİR KURGUDUR…
Abdulbaki Murat
Abdulbaki Murat( abakimurat@hotmail.com )
1.320
15 Ocak 2015 - 18:35

Son günlerde İslam üzerinde yapılan tartışmalar bazılarının yeni şer planlarını devreye sokmak için ön hazırlık içerisinde olduklarının bariz bir göstergesidir. Sahne arkasından Dünya’ya yön vermek isteyen malum gizli güçler oynayacakları oyunda hedefe genelde olduğu gibi bir defa daha İslam’ı ve Müslümanlar’ı koymuşlardır.

Alçakça bir tezgahtan ibaret olduğu aleni belli olan bu tiyatronun küçük çapta olanlarını Türkiye’de çok gördüğümüz için sahnelenmek istenen oyunun şifrelerini de çözmekte fevkalade ustalaşmış bulunuyoruz. Bu işin sonucu muhtemelen mazlum bir ülkenin işgali veya evdeki hesapları çarşıya uydurma planlamaları ile sonuçlanacaktır. Yani ağır abiler açısından yolunda gitmeyen bir şeyleri muhataplarına bir nevi tehtitvari parmak sallayarak kabul ettirme harekatıdır.

Malum, Paris’teki cinayetler tüm Dünya’nın gündeminde…

Bu ne menem bir cinayet ki koskoca Paris’e teröristler kollarını sallaya sallaya geliyorlar, insanları öldürüyorlar ve kaçıyorlar. Daha sonra bu katiller bir köşede kıstırılıyorlar ve hepsi de öldürülüyorlar.Olayın arka planında olanlarıyla alakalı ne bir kanıt ne de bir bağlantı bırakılıyor. Hal böyle olunca ustaca bir dezenformasyonla işin hedef noktasına kısa yoldan “Müslümanlar” konuveriyor.

Günlerdir yapılan yorumlara baktığınızda ılımlı İslam, İslamofobi, siyasal İslam, İslami terör gibi Yüce Dinimiz’i suçlama ve karalama amaçlı açıklamalar aslında bu terör olaylarının arkasında olanların hedeflerine ulaştıklarını gösteriyor.

Öte yandan Fransa’da dinlere saygılı olunması konusundaki uygulamanın İslam için geçerli olmaması neyle izah edilebilir?

Haydi onu geçtik…

Koca koca Fransız istihbarat birimleri uyuyor muydu da bu katiller ellerini kollarını sallayarak sınırları aşıp geldiler?

Böyle netameli bir dergi neden dikkatli bir şekilde korunmaz?

Bunları da geçelim…

Türkiye’nin istihbarat paylaşımı talebi neden cevapsız kalır/kalmıştır?

Neden bu kadar kameranın olduğu koskoca Paris’te kaçan zanlı bir kadın bulunamıyor? Sebebi bellidir. Olayın yıkılacağı mecra aranıyor, bulunduğunda o kişi de ortaya ölü ya da canlı çıkarılacaktır.

Şimdi siz buna tiyatro demeyin de durun.

Her ne kadar Fransa Cumhurbaşkanı bu olayın İslam ile bağlantısının olduğuna inanmadığını belirtse bile cin şişeden çıkmıştır. Bağrıltı ve çağrıltılar arasında “İslam” kamuoyunda çoktan suçlu sandalyesine oturtulmuştur. Elli bin satan ve tek özelliği İslama hakaret etmek olan Charlie Hebdo isimli sıradan bir derginin hem de aynı içerikle dört milyon basılması bu anlamda manidar değil midir?

Bir defa İslam’ın başına ya da sonuna bazı sıfatların getirilmesi bir hatadır. İslam herhangi bir sıfata ihtiyacı olmayan en son hak dindir ve evrenseldir. İlk emri “oku” dur. Hz. Peygamber’in uygulamalarına baktığımız zaman Müslümanlığı terör ile yan yana asla koyamazsınız. İslam barış dinidir ve en önemli sembollerinden birisi de selam vermektir. İslam anlam itibariyle “güzellik ve sevgi” demektir.

Tarihte Müslümanlar egemen oldukları yerlerde bu günkü gayri Müslimlerin yaptığı desiseleri uygulamış olsalar idi halihazırda diğer din mensuplarını bulmak dahi zor olurdu. Ancak Müslümanlar hiçbir zaman fesat kokan faaliyetlere girişmemiş ve daima diğer din mensuplarına saygı göstermiştir.

Mekke’nin Fethi’nde Peygamberimiz’in tutumu, Hz. Ömer’in Kudüs’ü aldığı zamanki davranışı, Fatih Sultam Mehmet İstanbul’u fethettiğinde tüm din mensuplarına özgür oldukları konusunda güvence vermesi…

Buna benzer bir sürü örnek verilebilir.

Ancak her gün yüzlerce Müslüman ölürken, öldürülürken kılını kıpırdatmayan Dünya, bakıyorsunuz ki Paris’in sokaklarına kilitlenmiş ölümleri ve terörü protesto ediyor. Hem de eli kanlı Netenyahu’yu da aralarına sıkıştırarak.

Terörü biz de lanetleyelim. Lanetleyelim de yalnız şunları da unutmayalım:

Bir yanda ölen on iki kişi için toplanan ve tüm Dünya’nın gündem yaptığı hadise, öte tarafta öldürülen on iki milyon Müslüman ve hiçbir tepkinin verilmediği diğer bir alem…

Bu saçma sapan tenakuz ile Dünya’ya nasıl mutluluk gelebilir ki?

İşte Gazze…

Yakılan, yıkılan binalar, öldürülen, yaralanan insanlar, çocuklar, kadınlar…

Nerede Dünya?

Suriye, Irak, Afganistan, Mısır, Nijerya, Arakan ve diğerleri de aynı. Cezayir mezalimleri, Gazze’deki vahşet, Irak’taki utanç, Bosna’daki ahlaksızlık, Afrika’daki gayri insani ve insafsız yöntemler…

Sayamadığımız daha pek çok vahşet…

Tüm bu insanlık dışı olaylarda neden kimse tepki vermedi/vermiyor?

Sistematik Müslüman soykırımı fakat zerrece tepki vermeyen sağır Batı alemi ve medyası…

O halde şu ilahi gerçeği söyleyelim:

Batı, üzerine inşa ettiği sömürge düzeni ile bu dünyada asla mutlu olamayacaktır. İçinde yaşadıkları fildişi kulelerinde zulmettikleri Müslümanların yürekleri paramparça eden çığlıkları ve inlemelerinden psikolojileri bozulacak hepsi birer hastalıklı hale evrileceklerdir.

Yetmiyormuş gibi hala nevzuhur fitne planlamaları ile günahlarına,yenilerini ekleme peşindedirler. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Organize ettikleri pisliklerin içinde kalacaklar ve oyunları bir bumerang gibi kendilerine dönecektir.

Bir Müslüman olarak hiçbir canın kıyılmasına asla gönlümüz razı gelmez amma, güzel dinimizi lekelemek için yapılanlar ve kan deryasına döndürülen İslam Alemi’ndeki vahşetin artık medeniyetin beşiği(!) olan Batı ve savunucuları tarafından görülmesinin zamanı çoktan gelmiştir.

“… Zulm edenler nasıl bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.” (Şuara 227)

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Asuman Sarı | Hacet bayramı
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Biz Bolu’yu Çok Seviyoz
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SİGARASIZ AŞK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HADDİNİ AŞTI KALEM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYVANLAR VE İNSANLAR