BOLU HABERLERİ

KAYBOLAN DEĞERLERİMİZ VE BAYRAMLAR

KAYBOLAN DEĞERLERİMİZ VE BAYRAMLAR
Nevin Bakır( iclalnevin@facebook.com )
2.902
19 Ağustos 2013 - 22:34

nevinbakır-bayramlar

 

 

KAYBOLAN DEĞERLERİMİZ VE BAYRAMLAR

 

 

Her bayram yaklaştığında bir buruk hüzün kaplıyor içimi. Gurbet kelimesi daha fazla yakıyor gönüllerimizi. Galiba insan uzak kaldığında daha çok anlıyor bütün herşeyin değerini. Ne güzel ne anlamlı olurdu bayramlar.

 

 

Haftalar öncesi hazırlıklar yapılırdı. Tatlı telaşlardı onlar. Evler de bayram temizliği yapılır, sarmalar, börekler tatlılar bayrama hazır olurdu. O günler çok daha anlamlıydı. Komsular bir araya gelir imece usulü sırayla tatlıları açarlardı.

 

 

Biz çocuklara ise komşular arası iletişim düşerdi. Oflanır dururduk.. Sanki çok bir şey yapıyorduk. Bilmiyorduk ki büyüyünce yükümüz daha da artacak ve bu güzellikler bir bir kaybolacak.

 

 

Arefe günü pazar kururlurdu kapımızın önünde. Köylerden gelen bayanlar taze yumurtalarını, peynirlerini bayram için hazır ederler ve bugünde görücüye çıkarırlardı. Pazara çıkınca gelecek misafirlerini en iyi şekilde hazırlayabilmek için nerdeyse çarsı eve taşınırdı. Arafe aksamı evimiz çok kalabalık olurdu. Dayılar, yengeler, kuzenler ve yakın akrabalar Türkiye’nin 4 bir köşesinden toplanırdık. O zamanlar şimdiki gibi tatil beldeleri tercih edilmezdi. Öncelik büyüklerimizdi elbette. O gece nerdeyse sabaha kadar uyumazdık, sohbetler eder, gülüşürdük. Sabah ise herkesten önce kalkardık. O sabah başka bir heyecan olurdu evde. Bizler yeni elbiselerimizi ve ayakkabılarımızı giymek için heyecanlanırdık.

 

 

Şimdiki gibi ayakkabı dolaplarımızda her elbise rengine göre ayakkabılarımızda olmazdı. Ya siyah ya kırmızıydı ayakkabılar. Ama yinede mutluyduk. Bayram sabahı kahvaltıdan sonra arayın ki bizi bulasınız. Mahalle mahalle dolaşırdık.. Şeker ve para toplayabilmek için. O zamanlar aman çocuğumu birimi kaçıracak, araba mı çarpacak korkusuda yoktu.

 

 

Aksama kadar şeker yemekten aksam o kadar hazırlanan yemeklerden bile yiyemezdik ama ne bir ateşimiz yükselirdi nede hasta olurduk. Ya simdi… Nihayetinde masada yine kalabalık bir aile olurdu. 3-4 gün nasıl geçtiğini anlamazdık bayramın… Nasıl büyüdüğümüzün farkında bile değildik ama dolu dolu yaşadık çocukluğumuzu. Belki playstationlarımız, x boxlarımız, pahalı oyuncaklarımız yoktu ama mutluyduk.

 

 

 

Özellikle anneanne ve babaanneniz varsa çok daha şanslıydınız. Ben hep 2 özlemle büyüdüm. Yazları köye gidebileceğim bir anneannem yada babaannem yoktu. Babaannem babam daha çok küçükken vefat etmiş. Anneannemi ise ben hayal meyal hatırlıyorum. Çocukları şımartan asıl onlardır.

 

 

Okul hayatı, is hayati derken bir bakmışız ki bizde büyümüş birer yuva sahibi olmuşuz. Bayanların çalışma hayatı çoğalmaya başladıkça bu değerlerimizi birazda olsa kaybetmeye başladık. Çünkü bayramda olsa istediğin zaman izin almak imkansız. Özellikle de turizm bölgesindeyseniz.

 

 

Evlendiğim ilk yıl Antalya’da ki yoğun turizm sebebiyle izin alamamıştım. Bütün izinler iptal dediler.. İlk defa evimizden, sevdiklerimizden, akrabalardan uzak bir bayram geçirecektik. Derin bir ahhh çektim ahhh GURBET!!! DIYE … Nerden bilirdim daha da uzaklara taaa dünyanın bir ucuna geleceğimi ve hiç bir bayramda o güzellikleri yaşayamayacağımı.. Ama içimi ferahlatan bir şey vardı ve o şeyyy….Biliyordum sevdiklerimizden uzak olsakta onlar iyiler, sağlıklılar.. En azından bu avutuyordu bizi.

 

 

Annem ve babam bütün kardeşlerimizin üstüne titrerdi. Kavgasız ,gürültüsüz bir ortamda yetiştik. Ablamlar evlenip gittiler, abim ise askerlik sebebiyle evden uzaktı…Bir evin tek kızı gibi olmuştum. Annem derdi kızım seni hayatta uzağa vermem diyordu. Çok büyük konuşmuşsun be anne.. Antalya`da iş bulduğumda sızlanmıştın. Çok uzak kızım orası demiştin… Dahada beteri varmış ya anne.. GURBETIN tam ortasına düşmüşüz. Ama çok şükür bir SIKINTIMIZ yok. Sadece her bayram öncesi olduğu gibi bu yılda bir hüzün sardı yine. Ama çok mutluyum. Hatırlayabileceğimiz çok güzel anılarımız oldu…

 

 

Ya biz çocuklarımıza neyi hediye edeceğiz…. Keşke aynı güzel duyguları onlarada yaşatabilseydik. Özür dilerim kızım sana geçmişte bizlerin yaşadığı gibi bir hayat yaşatamadığımız için. Sana aynı anılarımızı bırakamadığımız için. Suçlu elbette ben değilim. Suçlu kim bende bilmiyorum…Ama keşke sende çocuklarına biz gibi AHHH NERDE ESKI RAMAZANLAR, NERDE ESKI BAYRAMLAR diyebilseydin…. Elimizdeki değerlerin kıymetini bilip, şükredelim…Bir gün onlarda yok olmasınlar!!

 

Şimdiden hepinize HAYIRLI RAMAZANLAR VE BAYRAMLAR DILIYORUM.

 

NEVİN BAKIR

SULTAN MAGAZINE/PUBLISHER

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Asuman Sarı | Hacet bayramı
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Biz Bolu’yu Çok Seviyoz
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SİGARASIZ AŞK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HADDİNİ AŞTI KALEM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYVANLAR VE İNSANLAR