SON DAKİKA

Kısa Ömürlü, İki Devletimiz Daha Vardı..

Bu haber 13 Şubat 2016 - 22:30 'de eklendi ve 892 kez görüntülendi.

Kısa Ömürlü, İki Devletimiz Daha Vardı..

Resmi tarihe göre, Türkiye Cumhuriyeti bu topraklarda kurulan ilk cumhuriyettir, TBMM ilk meclistir, Teşkilatı Esasiye Kanununu denince ilk olarak 1921 Anayasası anlaşılır. Oysa resmi tarih görmezden gelse de, bu topraklar üzerinde Türkiye’den önce anayasası, meclisi, hükümeti olan; bağımsız, demokratik, laik iki devlet daha kuruldu

1-Bağımsız Batı Trakya Cumhuriyeti

Balkan Savaşları’nda Osmanlı’nın bozguna uğraması, ülke içindeki dengeleri de değiştirdi. İttihatçılar darbe yaparak iktidarı aldı. Ve kısa zamanda darmadağın olan orduyu savaşacak hale getirdi. Osmanlı Ordusu 30 Haziran 1913’te Batı Trakya’ya doğru harekete geçti. Keşan, İpsala, Uzunköprü ve Edirne bir hafta içinde geri alındı. Ama ne yazık ki ordu hemen durduruldu. Cephede değil masada durduruldu. Düvel-i muazzama elçileri Sadrazam Said Halim Paşa’ya koşmuşlar; Osmanlı’nın Londra Antlaşması’nın tek taraflı bozulduğunu ve hemen ‘’işgal’’ ettiği topraklardan çıkmasını söyleyerek, sözlü nota vermişlerdi. Müzakereler sürerken Enver Paşa, 16 subay ve 100 Mehmetçik’ten oluşan müfrezeyi Bulgar zulmü altındaki Batı Trakya içlerine gönderdi. Kuşçubaşı Eşref komutasındaki müfreze, Edirne’den yola çıkıp Ortaköy’e geldiğinde, 1200 kişilik Bulgar çetesi tarafından vahşice katledilen 400 Türk köylüsünün cesediyle karşılaştı. Bir gün sonra katliamcı Bulgar çetesi bulundu; darmadağın edildi; 5’i subay 95 kişi esir alındı. 1.200 silaha el konuldu. Türk müfrezesi önüne ne gelirse ezip geçti; şiddetli çatışmalardan sonra mestanlı ve kırcaali ele geçirildi. Yedi düvelin baskısından bunalan İstanbul Hükümeti, Bulgar Cephesi’ndeki Enver Paşa’ya birliklerin geri çekilmesi emrini verdi. Enver paşa emri dinlemedi. Kuşçubaşı Eşref’in yanına Süleyman Askeri bey komutasında bir birlik gönderdi. Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri güçlerini birleştirip Gümülcine ile İskeçe’yi aldılar. Meriç boyunu Bulgarlardan tamamen temizlediler. İki Türk birliği destan yazıyordu. Düvel-i muazzama ise yıkıyordu ortalığı. Sonunda Enver Paşa da , Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri’ye “durun” demek zorunda bırakıldı. Durmak yeterli değildi; Avrupalılar Türklerin “işgal” ettiği yerleri hemen boşaltılmasını istiyordu. İşte burada devreye Türk’ün zekası girdi. Batı Trakya’yı ele geçiren Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri Bey dünyaya bir açıklama yaptılar: “bizim Osmanlı’yla hiçbir ilgimiz yoktur! “ Ve ardından “garbi Trakya müstakil hükümeti”nin kurulduğunu duyurdular.

12 Eylül 1913 tarihinde kurulan bağımsız Türk devletinin yönetim şekli neydi biliyor musunuz? Cumhuriyet! Devlet Başkanı Süleyman Askeri Bey’di. Genelkurmay Başkanı ise Kuşçubaşı Eşref. Yeni Türk devletinin başşehri Gümülcine’ydi. Bayrağı, ay yıldızlı, yeşil-beyaz-siyah renklerden oluşuyordu. Sözlerini bizzat Süleyman Askeri’nin yazdığı milli marşları bile vardı. Posta teşkilatı kurup pul bastırdılar. Öyle herkes elini kolunu sallaya sallaya gelemeyecekti yani! Dünyayla haberleşmek için Batı Trakya Haber Ajansı’nı kurdular. Özgür adı verilen resmi gazete ile Independant adlı Türkçe-Fransızca gazete çıkarmaya başladılar. Kısa zamanda 30.000 kişilik ordu oluşturdular. Amaç asker sayısını kısa zamanda 60.000’e çıkarmaktı. Öte yandan başta Rusya olmak üzere düvel-i muazzama, eğer bağımsız Türk devleti kendini lağvetmezse Osmanlı’nın doğusunda bağımsız Ermenistan kurdurulacağı tehdidini savurmaya başladı Sonuçta, Osmanlı Hükümeti zorla masaya oturtuldu ve İstanbul Antlaşması, “ Garbi Trakya Müstakil Hükümeti” nin sonu oldu. Yeni cumhuriyetin ömrü ancak 55 gün sürebildi. Osmanlı yine diplomasi masasında kaybetmişti. Ayrılık günü, Batı Trakya’da kalanlar da gidenler de gözyaşlarına boğuldu. Son kez hükümet konağı önünde toplu bir fotoğraf çektirildi.

2-Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti…

Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti Cumhuriyesi, Mondros Mütarekesi’nden sonra, Doğu Anadolu’da kurulan bir yerel hükümettir. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı ordusu birliklerinin Güney Kafkasya’dan çekilmesini öngörüyordu. Osmanlı Devleti bu hükme uyarak askerlerini hayli ilerlemiş oldukları bu bölgeden çekmek zorunda kaldı. Elviye-i Selase denen Kars, Batum ve Ardahan, böylece Ermeni işgaline açık bir hale geldi. Bunun üzerine Elviye-i Selase ileri gelenleri, 5 Kasım 1918’de önce Kars Milli İslam Şûrası adıyla örgütlendiler. 14 Kasım’da yapılan kongrede Milli İslam Şûrası Merkez-i Umumisi adıyla bir hükümet oluşturuldu. Şûra, 17 Ocak 1919’da yerini Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliyesi’ne bıraktı. Bu geçici hükümet ertesi gün, 18 maddeden oluşan anayasasını ve beyaz, yeşil ve siyah dilimler üzerinde ay-yıldızın yer aldığı bayrağını belirledi. Hükümet başkanlığına Cihangirzade İbrahim Bey getirildi. Bu arada seçimle oluşturulan 60 üyeli meclis, 1 Mart 1919’da çalışmalarına başladı. Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliyesi, 25 Mart 1919’da Cenubî Garbi Kafkas Hükümet-i Cumhuriyesi adını aldı. Kars’ın dışında Artvin, Ardahan, Batum, Gümrü, Sarıkamış, Nahcivan ve Ordubad bu cumhuriyetin sınırları içinde sayılıyordu. Bölgede bulunan İngilizler, yerel hükümetin çalışmalarına bir süre göz yumdular. Ancak 13 Nisan 1919’da Kars’ı işgal ederek hükümetin varlığına son verdiler. Hükümetin bir Rum ve bir Rus’un da aralarında bulunduğu 12 üyesini tutuklayarak önce Batum’a, sonra da Malta’ya sürdüler. Ömrü sadece üç buçuk ay süren, 1 milyon 738 bin nüfusa sahip Kars merkezli bu devleti, aralarında daha sonra varlığına son verecek olan İngiltere’nin de bulunduğu bir çok ülke tanımıştı.

Kaynak; Soner yalçın . ‘Siz Kimi Kandırıyorsunuz’.

iki-devletimiz-vardı

Şuri Hamza Demirelarsima061@hotmail.com