BOLU HABERLERİ

KUTLU DOĞUM

KUTLU DOĞUM
Abdulbaki Murat
Abdulbaki Murat( abakimurat@hotmail.com )
1.692
07 Mayıs 2016 - 12:45

Ol Rebi ul evvel ayı nicesi

On ikinci gice isneyn gicesi

Ol gice kim doğdu ol hayrul beşer

Anesi anda neler gördü neler

Dedi gördüm ol Habib’in anesi

Bir acep nur kim güneş pervanesi…”

Alemleri yaratan, yaşatan ve bizlere Müslüman olma şerefini bahşeden Cenab-ı Allah’a sonsuz defa hamd ederim.

“Seni alemlere rahmet olarak gönderdik” sırrına mazhar olan Kutlu Nebi’ye salat ve selam olsun.

Alemlere Rahmet olarak gönderilmesinin bir sonucu olarak, O’nun vasıtasıyla insanlar dünya ve ahiret hayatını mutlu kılma imkanlarına kavuşmuşlar, gerçek anlamda insan olmanın onurunu hatırlamışlardır.

Peygamberimize Hira’da ilk vahiy geldiği zaman Hz. Hatice’nin (rah), O’nu teselli ederken, söylediği şu manidar ifadeler, üstün ahlakın, ulaşabildiği herkes için, rahmet ve şefkat kaynağı olduğunu ifade eder gibiydi:

-Korkma Ey Muhammed!(SAV)

-Allah sana zarar vermez. Çünkü sen dürüst bir insansın. Sözün, doğrusunu söylersin, emanete hiyanet etmezsin, yakınlarla ilgilenirsin, güzel ahlaklısın…

-Korkma!

-Allah seni asla utandırmaz, üzmez. Çünkü sen, akrabana yardım edersin. Çaresizlerin, güçsüzlerin yükünü taşırsın. Yoksullara cömert davranır,  herkesten daha çok iyilik edersin. Misafiri ağırlar, felakete uğrayanların yanında olursun.

Görüldüğü gibi O’nun “alemlere rahmet, güzel örnek, üstün ahlak” gibi Yüce Kişiliği, her çağa hitap edecek tarzda devasa bir potansiyele sahiptir.

Buradan hareketle İslam toplumları olarak bizlerin esasen Peygamberimiz’i anmaktan daha çok anlamaya ihtiyacımızın olduğunu söyleyebiliriz.

Son yıllarda Kutlum Doğum programları fevkalade revaçtadır. Pek çok gönüllü teşekkül, resmi ya da gayri resmi oluşum, Kutlu Doğum etkinliği yaparak Peygamberimizi gündemde tutmaya çalışmaktadır.

Bu programlar kişisel/toplumsal değişime ne kadar etki edebilmektedir?

Hz. Aişe’ye(rah) Peygamberimiz’in ahlakı sorulduğu zaman “Siz Kur’an okumuyor musunuz, O’nun(sav) ahlakı Kur’an idi” buyurmuştur.

O, yaşayan ve ebediyen yaşayacak olan Kur’an’ın, ete, kemiğe bürünmüş haliydi.

Kur’an ile şekillenen, onunla tastamam olan güzel bir Rehber ve Önderdi O.

Ayetlerin diliyle: “…Sizin üzüldüğünüz şey O’na ağır gelir. Size çok düşkün, müminlere şefkatli, merhametlidir.” (Tevbe 128) ve “…Ben yalnızca sizin gibi bir beşerim…” (Kehf 110)

Evet, O bizim gibi yaşayan bir beşerdi, içimizden birisiydi, bize gönderilen, bizi çok seven ve kurtuluşumuz için dua edip çabalayan…

Mesela O ideal bir aile Reisiydi…

-Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha önemli bir miras bırakamaz demişti…

Evlatlarına karşı çok merhametliydi, onlarla oynardı ve “kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın” derdi.

Oğlu İbrahim vefat ettiği zaman çok mahzun olmuş ve gözyaşı dökmüştü.

Sahabeden Abdurrahman Bin Avf:

-Ya Rasulallah… Bizi ağlamaktan sen menetmemiş miydin dediği zaman O (sav)

-Göz yaşarır, kalp mahzun olur, bizler Allah’ın rızasından başka söz söyleyemeyiz, buyurmuştu.

Peygamberimiz iyi bir komşuydu, komşuluk haklarını savunur ve bizleri komşularımızla aramızı iyi tutmamız için teşvik ederek “şerrinden komşusu emin olamayan kimse, gerçek manada mümin olamaz” derdi.

Günümüzde cemiyetin neredeyse bir hastalığı haline gelen ve kardeşlik hukukuna darbe vuran iki önemli zafiyeti hakkında “israf ve kibirden kaçının” diyerek gayet açık bir uyarı yapmıştır.

O toplumu dönüştüren büyük bir inkılapçıydı. Yirmi üç sene gibi bir zaman dilimi içerisinde, cahiliye diye adlandırılan bir devri Allah’ın yardımı ile muazzam bir değişime uğratarak oradan saadet asrını çıkaran bir liderdi.

-Affınıza sığınarak- camiye bevleden kişiyi nazikçe uyaran, ağaca taş atan çocuğa, bunun yanlışlığını bizzat anlatan, yetimin başını okşayıp seven ve bunları yaşayarak/yaşatarak öğreten evrensel bir muallimdi.

Medineli Yahudiler’in bir Sahabe Hanımefendinin başörtüsüne el uzatmasını savaş sebebi sayan ve inananları teyakkuza geçirip onlara yaptıkları bu büyük yanlışı yurtlarından kovarak ödettirecek kadar ümmet bilincine sahip, iradeli bir aksiyonerdi.

Gençlik yıllarında Hilfü’l Fudul adlı örgüte üye olan ve daha sonraki zamanlarda bu çalışmadan övgüyle bahsederek: “şimdi olsa yine üye olurdum” diyen bir sivil toplum teşkilatı gönüllüsüydü.

Bu misallerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, kutlu doğum programlarında Peygamber Efendimiz’in cihanşümul vasıfları, özellikle genç nesillere ve toplumun tüm katmanlarına anlatılmaya çalışılırsa bu programlar hedefine daha iyi ulaşmış olacaktır.

Öze yönelik yapılacak çalışmalar ve kendimizden başlayarak ortaya konacak değişimlerin her yıl severek yapılan bu güzel etkinliği daha manidar hale getireceğini düşünmekteyim.

Efendimiz’in Kutlu Doğumunu, hayatı anlama ve yaşama tarzımızda yeni kutlu doğumlara sebep olması temennisiyle tebrik ederim.

RESİM

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Asuman Sarı | Hacet bayramı
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Biz Bolu’yu Çok Seviyoz
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SİGARASIZ AŞK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HADDİNİ AŞTI KALEM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYVANLAR VE İNSANLAR