ÖĞRENCİ” OLARAK KALABİLMEMİZ LAZIM..

Bu haber 11 Mart 2018 - 21:53 'de eklendi ve 3.608 kez görüntülendi.

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi…

Her gün bir yere konmak ne güzel;

bulanmadan, donmadan akmak ne hoş..!

Dünle beraber gitti cancağazım, ne kadar söz varsa düne ait.

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”. diyen Hz. Mevlana( 1207-1273) daha o yıllarda değişimin, yeniliklere açık olmanın, hayatımız boyunca kendimizi geliştirmemizin önemini vurguluyor.  İster özel yaşantımızda olsun, ister işimizde, isterse sosyal yaşantımızda olsun, her zaman daimi bir “öğrenci” olarak kalabilmemizin önemi çok büyük.  Bu güne gelmemizi sağlayan düşüncelerimizin,bilgilerimizin, deneyimlerimizin, bakış açılarımızın bizi yarına taşımaya yeterli olamayabileceğinin farkındalığı ile sürekli öğrenmemiz ve kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.  Hızla değişen çağa ayak uydurabilmemiz için, değişimleri, yenilikleri takip eden yönümüzü geliştirmeli ve öğrenme isteğimizi her daim canlı tutabilmeli ve bunu bir “yaşam biçimi” olarak seçebilmeliyiz çünkü her değişimle birlikte biraz daha yenileniyoruz. Yaşam biçimlerimiz , düşüncelerimiz, bilgilerimiz değişiyor ve “yeni” olan her şeyle birlikte  “dünü” biraz daha geride bırakıyoruz. İster yeni bir bilgi öğrenmek olsun, ister yeni bir dil, ister yeni yerlere gidip değişik kültürler öğrenmek olsun, ister yeni bir teknoloji ile tanışmak olsun, ister eski alışkanlıklarımızdan zor da olsa vaz geçebilmemiz olsun ya da alışkanlıklarımıza bir yenisini daha eklemek olsun, ister yeni bir hobi olsun vb. hayatımıza giren her yenilik sayesinde enerjimiz yükselir  ve kendimiz için başarıya doğru giden bir kapıyı da aralamış oluruz. Bize başarıyı da getiren aslında ne kadar çok bildiğimiz değildir, başarılı olabilmek  bizim bireysel olarak kendimizi ne kadar geliştirdiğimizle, çabaladığımızla,yeni bir şeyleri öğrenme niyetimizle birlikte merakımızı da her daim canlı tutabilmemiz ile ilgili bir durumdur. Öğrendiğimiz her yeni şeyin bize geri dönüşümü yeni bir bilgi , yeni bir çevre, yeni bir farkındalık, yeni bir anlayış, yeni bir bakış açısı olduğu için, ” dene ve öğren” felsefesi ışığında denemekten korkmamalıyız.Öğrenmeye açık olduğumuz sürece, çok yönlü, bilgi alan ve paylaşan kişiler haline gelebiliriz. 

Aslında kendimizle ilgili bu değişim ve yenilenme sürecinin içine evimizi de katabilmeliyiz. Sebebimiz ne olursa olsun, bir şekilde biriktirip, istiflediklerimizden  vazgeçip, onların yerine yenilerini de koyabilmemiz gerekiyor.  Çünkü ” Bir gün lazım olur diye” atamadıklarımız, “hediye geldi, ayıp olur” diye bir kenarda tuttuklarımız ya da “uğurlu olduğuna” inandığımız için  biriktirdiklerimiz, giysilerimiz, eşyalarımız var.  Onları tekrar gözden geçirmemiz , bize iyi gelecektir. Öncelikle de ayıklama işine “zayıfladığım zaman tekrar giyerim” diye hala bir çok giysimizi sakladığımız gardırobumuzdan başlayabiliriz.  Sonra sıra tıka basa dolu olan çekmecelerimize , kullanmadığımız halde mutfak dolabımızda bir köşesinde tuttuklarımıza, yeniden moda olur düşüncesiyle sakladığımız giysilerimize, çantalarımıza, aksesuarlarımıza, giymediğimiz ayakkabılarımıza vb. gelse. Sürekli enerjimizden ve zamanımızdan çalan, geçmişte yaşamamıza sebep olan, kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman mutlu hissettiren, bir şekilde duygusal bağ kurduğumuz  bu “eşyalarımızı” gözden geçirdikten sonra, gerçekten ihtiyacımız olmadığını düşündüğümüz bütün eşyalarla, objelerle vedalaşsak..Biraz  sadeleşsek.. Yeni eşyalara, yeni alanlara yer açabilsek.. Vaz geçtiğimiz her eşyadan, sanki kendimizden bir parçamız gitmiş gibi eksilmiş  hissetmesek.. zihnimizin dağınıklığını da biraz azaltsak.. Sadece bizim için önem arz eden bir kaç parçayı saklamayı tercih edebilsek. “Geçmişte” değil de “an” da kalabilsek.. Bir an için geçmişimize bakalım, “onsuz olmuyor” “onsuz yapamam”dediğimiz “her şey”siz ve “herkes” siz nasıl da  yapabiliyoruz değil mi ?. Ve “olmazsa olmaz” düşüncesinden kurtulabilmeliyiz. Eşyalarımızdan vazgeçebilme konusunda  Marie Kondo’nun Hayatı sadeleştirmek üzerine yazdığı “Derle, Topla, Rahatla” adlı kitabını önerebilirim. Marie Kondo  “kitapları” da eklemiş vazgeçmemiz gerekenler konusuna ama ben hiç bir zaman düşünmem kitaplarımdan ayrılmayı..)))

Olduğumuz yerde duramayız; ya ileri gideriz ya da geri.  Dün kazanımlarıyla, değerleriyle yaşandı ve bitti. Rabbim’in bizlere nasip ettiği yeni bir günde kendimizi tekrarlamayıp, düne bir virgül koymak yerine noktayı koyabilmeliyiz. Dünün bize kazandırdıklarının yanına, bizi yarına taşıyacak olan yeni bir bilgi, yeni bir tat, yeni bir güzellik katabilmek bizim seçimlerimizin arasında olmalıdır. Ufak da olsa,  kendiniz için hayatınıza yenilikler katmaya ne dersiniz.? yoksa ben halimden memnunum, yeni kapıları açmak istemiyorum mu diyorsunuz..?

 

Yasemin Topcuogluyasemintpc@outlook.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.