SON DAKİKA

Suni Gündemler

Bu haber 18 Mart 2018 - 12:41 'de eklendi ve 676 kez görüntülendi.

28 Şubat’ın sene-i devriyesini yeni geçirdiğimiz şu günlerde ülkemizin gündemine pek manidar konular girmeye başladı ne hikmetse. O günlerin travmalarını yaşayan birisi olarak gelişmeleri manidar bulmam, olanları unutamamamdan değil elbette. Neticede bin sene sürecek denen dönem, fazla yaşayamadan tarihin çöplüğündeki yerini kara bir leke olarak almıştır.

Bana manidar gelen ise medyada çıkan bazı haberler ve bu haberlerin veriliş şekilleridir. Bu tarz, zihnimde küllenmeye başlayan o devr-i sabıkın ekranlara yansıyan muhaberatını hatırlatmaya başladı ne hikmetse… (Buradan adını anmaya dahi imtina ettiğim madrabazları ve ekleri olan güruhu okuyucularımız çok iyi bilmektedir.)

Mesela bir İlahiyat Profesörünün “yoğun bakımda eğer imkan varsa haremlik selamlık bir uygulama yapılabilir mi?” diye masum bir soru sorması…

Vay efendim sen nasıl olur da bu soruyu sorarsın? Amacın ne senin? Ne demek istiyorsun? Sapık mısın? (Bu son cümle sosyal medyada yazılanların en Antalya escort hafiflerinden bu arada) Haber kanallarında ve sosyal medyada koskoca Hocaya söylenmedik laf, edilmedik hakaret ve itham kalmadı. Hoca kendisini anlatana kadar akla karayı seçti ancak gene de anlaşıldığını zannetmiyorum aslında anlaşılmak istenmediğini düşünüyorum.

Diğer bir örnek de Tekirdağ’da bazı işgüzar öğrencilerin ders esnasında belli ki ders işleyebilme ve sınıfta disiplini sağlayabilme sıkıntısı yaşayan öğretmenlerine karşı yaptıkları hareketler ve bunların medyaya servis edilmesi ile başlayan eğitimcilere yönelik ithamlar. Alabildiğine aşağılayıcı, yaralayıcı bir üslup ile sosyal medya ve eklentilerinde eğitim camiasına saldırılar yapılmaktadır.İlave olarak neredeyse her akşam bir öğretmenin öğrencisine taciz ettiğine dair haberler ve ana sınıflarında ortaya çıkan şiddet içeren görüntülerin mütemadiyen gündeme getirilmesi…

Sanki birileri bir yerlerden düğmeye basmış gibi sosyal medyada ve ajansiçeriklerinde bu tip haberler defaatle verilmektedir.

Aslında bu haberlerin RTÜK tarafından filtrelenmesi ve veriliş şekillerinin belirlenmesi gerekmektedir. Zira bunların ekranlarda boy göstermesi olumsuz örneklik oluşturmakta ve ayrıca aile ortamlarında nahoş bir havaya da sebep olabilmektedir.

Diğer yandan bir okulun bahçesinde kürsüye çıkan öğrencilerin zafer işareti yaparak öğretmenleri aleyhine slogan atmaları/attırılmaları her ne kadar sapık olarak nitelenen bir öğretmene yönelik olsa da aslında bütün öğretmenleri töhmet altında bırakan bir üsluba sahiptir. Bu yöntem, kutsiyetinde insanlığın anlayış birliği yaptığı bir meslek erbabına karşı yapıldığında fevkalade müessif bir manzaraya sebep olmaktadır.

Eğer bizler kötü bir olaydan yola çıkarak bütün bir camiayı itham edersek ve bunlar medyada geniş bir şekilde yer bulursa/reklam edilirse çocuklarımıza ve ebeveynlere öğretmenin eğiticiliğini, örnekliğini okulların öğrenci nazarındaki itibarını nasıl muhafaza edebiliriz ki?

Bu tip genellemeler nüvesi insan olmayan bazı meslek guruplarında pek etkili olmayabilir lakin işi insan yetiştirmek olan ve tezgahında bu memleketin en kıymetli hazinelerini bulunduran ve geleceğimizi şekillendirecek olan öğretmenler ve okullarımızla ilgili yapılan haberlerde daha dikkatli bir üslup kullanmalıyız.

Yapılan bu haberler ve veriliş şekilleri milyonlarca paydaşı olan tertemiz bir camiayı rahatsız etmektedir. Bu haberleri verenler ise safi habercilik ve reyting mantığı ile hareket ediyorlarsa samimi olmadıklarını ilan ediyorlar demektir. Çünkü eğitim ve eğitimciler hepimize lazımdır.

Bakınız bu hocaların/öğretmenlerin mantığı işte bu, bilinçaltlarında acayip şeyler düşünüyorlar… Bunlar eğitimi zaten beceremiyorlar işte bu görüntüler de bu işin ispatı dercesine her akşam zihinler kirletilmeye çalışılmakta ve toplumun eğitime/eğitimcilere bakış açısı üzerinde oynamalar yapılmaya çalışılmaktadır.

Kimin kurguladığını bilmediğimiz bu haberleri yapanlara sadece şunu söylemek isterim; ne Türkiye eskiden olduğu ve özlediğiniz gibi ekranlardan yönlendirilebilecek bir Türkiye’dir ne de halkımız böyle ucuz haberleri muteber gören bir anlayışa sahiptir.

Yaklaşık yirmi sene önce bir medya gurubu ve peşine takılan ne idüğü belirsiz takımın yaptıkları pahalıya mal olsa da milletimiz yaşananlardan ders çıkarmıştır ve uyanmıştır elhamdülillah. Milleti lütfen suni gündemlere maruz bırakmayın. Çünkü yapacak çok işimiz vardır.

Sağduyu sahibi olanlara da acizane şu uyarıyı yapmak isterim. Lütfen birbirimizi duyumlardan, medyadan, ikinci–üçüncü şahıslar üzerinden değil de kaynağından aldığımız haberlerle değerlendirip tanıyalım. Eğer böyle davranırsak hem mahcup olmayız hem de özür dilemek zorunda kalmayız.

Böyle yaparsak eğer fitneden nemalananlar avuçlarını yalayacaklardır…

Abdulbaki Muratabakimurat@hotmail.com