SON DAKİKA

SÜNNİ KİM? ALEVİ KİM?

Bu haber 11 Temmuz 2013 - 12:17 'de eklendi ve 1.434 kez görüntülendi.

Sünni

 

SÜNNİ KİM?  ALEVİ KİM? 

 

Sünni kim?.. Alevi kim?..  İkisi de bir değil mi?  İkisi de aynı değil mi?  İkisi de insan. İkisi de kardeş. İkisi de Türk!  İkisi de Müslüman!  İkisi için de bu ülke, bu toprak vatan değil mi?  Daha Türkler Müslüman olmadan ortalama 200 yıl önceki siyasi ağırlıklı bir kavgayı, Müslüman’ın inanç kavgası yapmak, yaklaşık 1100 yıldır beraber yaşayan Müslüman Türk’ün ve diğer Soy sahiplerinin inanç kavgası yapmak, akla, mantığa, insafa, vicdana ve inanca sığar mı?  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ve onun Ehlibeyt’inde damadı ve halifelerinden olan Hz. Ali ile çocukları Hasan ile Hüseyin, hem Sünni’nin hem de Alevi’nin saygın değerleridir.  Hz. Muhammed’siz, Kuran’sız, camisiz ve namazsız Hz. Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve Hacıbektaş’ı Veli olur mu?  Keza Kuran’sız Muhammed, namazsız Ali, Ramazansız Hüseyin, camisiz İslâm olur mu?  Olursa, o İslâm’dan ve Ehlibeyt’ten (Hz. Muhammed’in ev halkından) başka bir şey olmaz mı?

 

Ehlibeyt, camide namaz kılmışlar, Ramazanda oruç tutmuşlardır. Benzer hassasiyetlere sahip Şiiler de böyledir. Ehlibeyt, Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatıma, damadı Ali ve torunları Hasan ve Hüseyin ile birlikte, Hz. Hatice ve Ayşe gibi değerli eşlerini de kapsar olmalıdır…  Ehlibeyt’ten olmasalar da, dinde hayırla anılacak ve yolları izlenecek, peygamberimizin çok yakın dava arkadaşları,  diğer halifeleri Hz. Ebubekir, Ömer, Osman ve daha nice İslâm büyükleri de vardır. Faka basmayalım!  Oyuna gelmeyelim!  Okuyalım, araştıralım.

 

Eğer gerçekten gerekiyorsa, Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde bir müdürlük, Alevi vatandaşlarımız için de neden hizmet vermesin?  Hatta diğer mezhep sahipleri için de.  Ki mezhepleşmeyi ve tarikatlaşmayı, özden, esastan, asıldan, tekten, birden ve birlikten, dolayısıyla doğrudan ve gerçekten ayrılmamak gerekçesiyle, bugün için pek doğru bulmasam da.  Tarihsel ve sosyal bir olgu olarak, onlar sapıklığa düşmedikçe saygı duyarım.   Şu değişmez bir gerçektirki: İslâm’ın Allah’ı, Kitabı, Peygamberi, Kıblesi, Diyaneti ve Camisi birdir. Keza Hz. Ali’nin, 12 İmam’ın ve Hacıbektaş’ı Veli’ninki de.

Yuvasından uçurulan kuş, konacak dal arar.

 

Not :

Cemevi, bir grup halkın dini-dünyevi karışımlı kültürünün paylaşım yeri olup, cami değildir.  Alevi Müslümanların ibadethanesi de camidir.  Avrupa, İslâm menşeli Alevilerin, İslâm olmayan Rum ve Ermeniler gibi azınlık statüsüne sokulmasını nasıl isteyebiliyor?

 

Halil İbrahim YAMAN

Sevgi Devleti. Sayfa 16-17

http://hayaman4.blogspot.com

 

Halil İbrahim Yamanhayaman1@gmail.com
HALİL İBRAHİM YAMAN .Hukukçu, Şair, Yazar, Fikir Adamı. * Bolu’nun Gerede İlçesi’ne bağlı Bucak iken 1991 yılında İlçe olan, bugünkü Dörtdivan İlçesi’nin Yalacık Köyü’ndendir. Kayden de Yalacık doğumlu olup, 1950 yılında “doğum sorunları sebebiyle” Ankara’da doğumevinde Dünya’ya geldi. Sekiz yaşında da, annesiyle, Ankara’da çalışan babasının yanına geldiler. * Ankara Atilla ve Gülveren İlkokulları ile Gülveren Ortaokulu ve Lisesi'nde okudu. İki yıl kadar Ankara İmam-Hatip Okulu'nun Orta bölümüne devam etti. Ortaokulda Şiir, Lisede Makale yazmaya başladı. Lisedeki, ilk şiir yazma yarışmasında birincilik, yağlı boya resimde ise üçüncülük aldı. Şiirlerini olgunlaşmadan ortaya çıkarmadı. * Üniversite öğrenimini, Ankara Valiliği'nde memurken yapıp, 1977 de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Öncesinde, bir yıl da AÜ. Yükseliş Mimarlık ve Mühendislik Yüksek Okulu İnşaat Mühendisliği akşam bölümüne devam etti. İmkânsızlıklar sebebiyle 3 kez okul değiştirdi. * Fakülte yıllarında, kısa bir süre Milli Türk Talebe Birliği Gülseren Teşkilatı ile ilgilendi. Bazı yerel ve genel gazetelerde, kendi ismi ve “Yaman Dost” ismiyle, okuyucu sıfatıyla birkaç makalesi yayınlandı. * Askerliğini, Yedek Subay olarak Kars İli'nde yaptı. Kastamonu Tosya’da C.Savcılığı, Adıyaman’ın Çelikhan ve Yozgat’ın Çayıralan İlçelerinde de Çelikhan Hâkimi ve Çayıralan Ceza Hâkimi görevlerinde bulundu. Adalet görevi yıllarında, yayın ve yayım faaliyetinde bulunmadı. O günkü koşullarda anlamlandıramadığı şekilde görevine müdahale yaşayınca, ayrıldı. * Atandığı Kars Göle Noterliği'ne, koşulları sebebiyle başlamadı. Yozgat Sarıkaya’da Serbest Avukatlık bürosu açtı. Ardından Yozgat Boğazlıyan Hazine Avukatı, Van Müşavir Hazine Avukatı ve Van İli Muhakemat Müdürü Vekili oldu. Düzenin hukukdışı işleyişini biraz öğrenmiş iken Hâkimliğe dönüşünü, muhtemelen aynı müdahaleci gizlilikler(!) engelledi. * Bu, ilki "Şiirler ve Yorumlar", ikincisi sonuçsuz kalan "Dilekçeler", son dördü de bilgilenme, dava ve temyiz haklarının bile bulunmadığı -kapalı ortamlarda gelişen- haksızlıklara karşı "Makaleler" olmak üzere, altı kitabın yolunu açtı... Kitaplarında konu sınırlaması yoktur. Yazılanlar, toplum içinden çok yönlü yansımalardır… Bizim Sevgi Bağları; Bana Özgürlüğümü Verin, Nutuklarınız Sizin Olsun; Zulüm; Sevgi Devleti; Bir Demet Çiçek Gibi, Bir Demet İnsanlık; Çiçeklerin Tanrısı, Bizim Tanrımız; isimli bu kitapları, İnternet ortamında da yayınlanmaktadır. Yazarın ve kitabının ismi arama motorlarına yazılarak, site, blog, e-posta ve istek-okuma adresine ulaşılabilir. * En son Çorum İskilip Müşavir Hazine Avukatı iken emekli olup, biraz İngilizce bilir, evli ve çocuksuzdur. Halen Ankara’da ikamet eder. - BLOGU: Halil İbrahim KİTAPLARI " http://hayaman.blogspot.com "