SON DAKİKA

TERÖRE İNAT, DÜĞÜN, DERNEK…! 2

Bu haber 07 Şubat 2017 - 0:03 'de eklendi ve 1.207 kez görüntülendi.

TERÖRE İNAT, DÜĞÜN, DERNEK…!  (2)                                         06/02/2017

Aşçılar iş başındadır çoktan.Etli pilavlar ,kuru fasulyeler ocaklara kurulmuş, kazanlardadır. Her birinin altı harlı ateştir. Gelinalmacılara yemek lazımdır. Kız evine de yarısı gönderilmek üzere planlanmıştır.

Seymenler hazırdır. Binecekleri atlar kuşanmış, dantelli mendillerle donatılmış atlara ,bakmaya kıyamazsın.

Kız, kızan yemeklerini zevkle yediklerinde, sofralar kaldırılır el birliği ile. Kız evine yemek yollanmıştır, aynı anda.

“Bayrakçı” başta koyunulur yollara. Atları yarıştırmak adettendir. Dereceye giren atlar “bayrakçı” tarafından ödüllendirilir.

“Bayrakçı” sağlam bilekli, kocaman yüreklidir. Bayrak en tepede tutulur daima. Gelin evine geldiğinde Bayrak kapma yarışını boşa çıkarmak zordur ama başarmak zorundadır. Kaptırmaz Bayrağını.

Kavalın ahenkli sesi eşliğinde yürüyen kalabalığın yüzü, güleçtir.

“Buyurbey” disipline eder kalabalığı.

Yorgun bir o kadarda sevinci yüzünden akan “Damat” öndedir. Çangallarla önünü kesenlere özenle hazırladığı bahşişleri veriverir.

Kavalın avazı, “gelini ata bindirmeyi” üflemektedir. Seymenler oyun döktürürler. Damadın yarenleri kolaçan etmektedir çevreyi. Kolay mıdır “gelini almak” lı gözlerle bakanları süzerler.

Kayınata gelini alma adımlarıyla çalar kapıyı. Kız yarenleri nazlıdır, açmazlar kapıyı. Gelin sadıcı naz yapar.

Açarsa kapıyı, bahşiş adı altında para alır. Dışarıda ki eğlence hızını artırmış, herkes heryerde oyun havasına eşlik etmektedir.

Bindallı gelin aynalı, altın pullu takka başında ve allıkla yüzü kapatılmış, yeşil bezle arkadan bağlanmıştır.

Gümüş kemeri eksiktir, bir tek. Kardeşi takar beline.

Babası eşlik eder geline. Kapı eşiğinde, kayın babasına teslim eder. Gözleri pınar olsa da, yaşların çoğu hasret çekeceği baba evi içindir. Sevinçten eser yoktur, o an.

Kaval “gelini ata bindirme “havasını söylemektedir. Gelin ,sağdıcı eşliğinde yastık destekli ata bindirilir.

Damat evinde çoşku hiç susmayan türküdür. Kaval susmaz, dümbelekler kısık seslidir yorgunluktan.

Seymenlerin çoşku dolu naraları, gelinin yola çıktığının işaretidir.

Gelin, alınmış gelmiştir. Başından bozuk paralarla karıştırılmış yemişler saçılır. Bolluk olsun.

Su dolu ibriği elindedir merdivenleri ıslatırken. Hayatı su gibi duru olsun.

Odasının kapısının iç ve dışına hamur mayası çalar. Yeni hayatı, huzurla dolu olsun.

Gelin, odasında sağdıcı ile yemek yerken, damatta arkadaşlarıyla doyurur karnını.

Resmi nikahlarını, muhtar Ali kıymıştır muamaladen sonra. Dini nikahı, kına günü kıyılmıştı zaten.

Yatsı namazından sonra, tekbir getirerek, arkadaşlarıyla damat çıka gelir, “Gerdek” gecesine ilk adımını atmak için.

Kapı üstündeki su dolu helkeden, habersizdir. Yumurta atma ve iteklemeler eşliğinde girer içeri. Yumurta lekeleri ve ıslanmanın farkına varmaz. Gelini o ana kadar yalnız bırakmayan ,sağdıcı bir hamlede çıkar dışarı. Armağanını verir ve duvağını açar gelinin.

Sabah olmuştur.

Damat camide alır soluğu. Gelin ev halkıyla konuşmaz. Nedeni hediye almaktır . “adettendir”.

Ummadığı bir hediye verilir, geline. Alır ve evdeki büyüklerin ellerini öper. Eltisi ve ya görümcesi ile komşuları ziyaret eder, dürüsüyle. Arkasından damat gezer komşularını.

Kız evi hüzünlüdür. Kızlarını ziyaret etmek için düğün sonu, komşularından yardım alırlar. Davet ederler her birini, “Duvak” için. .

Damat tarafı hazırlanır, ağırlamak için duvakçıları. Kolay değildir kızlarını görmeye gelenler, hısımlarıdır artık. Gereğinden çok fazla ağırlanırlar, duvakçılar.

Bu defada damat konuşmaz. Kayınvalidesi ve kayınatasından armağan almaktır, amacı. Verilir de.

Duvakta, takılar ve dürüler görücüye çıkar. Gelin odası gezilir, göz ucuyla.

Vedalaşılır. Evli evine köylü köyüne döner.

Düğün sona ermiş herkes mutludur. Kısa zamanda herkes işinde gücündedir.

Ne güzeldi o günler. Kültürümüzü ne güzel yaşar, yaşatırdık.

Düğünlerimiz, bayramlarımız, özel günlerimiz ne güzel yaşanır ve yaşatılırdı.

Terör denilen baş belası,  tüm değerlerimizin kaybolmasına neden olmakta.

Kardeşçe yaşamak varken, ayrıştırmaya çalışanların emellerini boşa çıkarmak bizim elimizde.

Haydi ne duruyoruz ! Duygu ve düşüncelerimizi daha da kenetleyerek “terör belasına” meydan okuma vakti.

Huzurumuzu daim kılmak adına, şehit olanlara Allahtan rahmet, yakınlarına sabır dilerken yaralı kardeşlerimize de Allahtan acil şifalar diliyoruz !

Kültürümüzü yaşayarak ,yarınlara taşıma umuduyla…!

Hoşça Kalın..!

Dostça Kalın…!                                                                                                                                  İsmail ALTOK

 

İsmail Altok
İsmail Altokaltok14@gmail.com