Türkiye de SPA

Bu haber 28 Ocak 2013 - 19:50 'de eklendi ve 1.561 kez görüntülendi.

Türkiye’de Spa
Türkiye’de sağlık turizmi denince ilk akla termal turizm gelse de, dünyada termal turizm, Spa olarak adlandırılan daha detaylı bir turizm türünün bir parçası olarak görülmektedir.
Ülkemizi ziyaret eden yabancıların ortalama gecelemeleri 4-5 gün, ortalama ziyaretçi gelirimiz 650-700 dolar iken, Spa için ülkemize gelen yabancıların ortalama gecelemesi 10 gün, ortalama harcamaları ise 1400-1500 dolardır.
Spa turizminden ülkemize 250,000 kadar yabancı turist gelmektedir.Türkiye ‘de Spa Otelleri, Kaplıcalar ve hastaneler olarak yıllık ciro hedefi 6-7 milyar dolardır.
Türkiye’de yabancı ziyaretçilere hizmet verebilecek nitelikte en az bir termal havuzu bulunan 20,000 ‘e yakın Turizm Bakanlığı ve Belediye belgeli yatak kapasitesi bulunmaktadır. Bu kapasitenin 9000’i 4 5 yıldızlı tesislerden oluşmaktadır ve. Spa aktiviteleri ile gelişmiş pazarlara yönelik gerçek yatak kapasitesi ise 7.000 civarındadır.
Ülkemizde son yýllarda Spa-Wellness-Thalasso-Medikal ve Termal Spa hizmeti veren otel ve tesis Yatırımları hızla artmakta olduðundan bugün 250,000 civarında olan kaplıca ziyaretçi sayısı yakın bir Gelecekte 1 milyona ulaşacaktır. Avrupa’da milyonlarca hastaya hizmet veren sigorta şirketlerinin sağlık poliçelerini karşılama Kararı bu hedefe ulaşmada çok büyük etken olacaktır.
İskandinav ülkelerini takiben Alman ve Hollandalı sigorta şirketlerinin de Spa tatilleri için Türkiye’ye gelen hastaların masraflarını karşılama Kararı Alması sevindirici bir gelişmedir.
Türkiye’deki spa merkezlerinin Avrupa’dakilere göre çok daha ucuz olması nedeniyle talep artmaktadır. Spa lar sadece yabancı ziyaretçiler için değil, yerliler için de son yıllarda büyük rağbet görmektedir.
Sağlık Turizmi ile ilgili olarak Avrupa’daki fuarlarda 100’e yakın dev sigorta şirketleri ile temaslar kurulup, Pazar payımız arttırılmalıdır.
Büyüyen Ekonomi ve üst sınıfta artan Refah nedeniyle, modern alışveriş merkezleri, rezidanslar kurulmakta ve bunların bünyesinde stres atılan, rahatlayarak keyif alınan Spa merkezleri oluşturulmaktadır.
Ülkemizde yapılan göz ameliyatları, diş bakımı gibi sağlık gereksinimleri nedeniyle sürekli artış Trendi görülmektedir.Son yýllarda birçok termal tesisimizde deniz suyunun ısıtılması sonucunda yapılan thalassoterapi ile yabancı ziyaretçi sayısında artışlar kaydedilmektedir.
Termal havuzu olan bir tesiste güzellik merkezi, sağlık merkezi, spa merkezi ve fitness merkezi olması ve de kaliteli hizmet verilmesi durumunda bu turizm türünden çok daha büyük pay almamız kaçınılmazdır.
Termal turizmini geliştirmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından teşviki ile tesislerin birlikte kuracakları müşterek kur merkezlerinin sayısının artırılması sağlanmalıdır.Keza il özel idareleri, yerel yönetim ve Özel Sektör İşbirliği ile jeotermal projeler artırılmalıdır.
Termal Turizm ile ilgili 1993 yılında yürürlüğe giren Turizm Yatırım İşletmeleri nitelikleri Yönetmeliği, günümüzdeki sağlık-termal ve spa tesislerinin Avrupa norm ve standartlarına uygun nitelikli hale getirilmesi için revize edilmelidir.Spa & Wellness otellerinin sahip olmaları gereken özel Kriterler yönetmelikte belirtilmelidir.
Türkiye’de spa’ların devlet tarafından denetlenmesi yeterli düzeyde değildir. Turizm sektörünün oluşturacağı bir kurulda spa2ları denetlemeli, kalite ve Hizmetin standartlarını artırmalıdır.
Yeni açılan Otellerde kaplıca merkezleri kurulmalı ve yeni Spa konseptleri uygulanmalıdır.Yeni otellerin yatırım projelerinde kongrenin yerini Spa & Sağlık almaktadır.
Türkiye’de şu an 400’e yakın Spa & Welness hizmeti veren İşletmeler bulunmaktadır. Bunun 220 si 5 yıldızlı Oteller olup, bu Oteller çoğunlukla kıyı şeridindedir. 3 Yıldızlı Otellerde bile artık spa & wellness önem arz etmektedir.
Spa & Wellness ürününe artan talep, yatırımlara da yansımaktadır. Son dönemde Hazine Müsteşarlığına sunulan turizm yatırımlarında Spa & Wellness biriminin ihmal edilmediği görülmektedir. İşletmede bulunan tesisler de bünyelerindeki sauna veya Spa merkezlerini genişletmekte veya yoksa bir yerleri yıkarak ilave etmektedirler.
Türkiye’de Spa’ları tercih edenler yüksek gelir düzeyindeki kişilerdir. Bunların arasında üst düzey yöneticiler ağırlıktadır.
Turistik tesislerimizde gerçekleşen proje aşamasında veya sonradan ilave Spa Yatırımları ile Avrupa’nın en önemli terapilerinden aroma kabinlerine kadar ünlü markalar ülkemize getirilmiştir. Böylece bir tarafta tatil yapilirken, diğer taraftan deneyimli uzmanlar gözetiminde sağlık ve güzellik gereksinimleri karşılanmakta, fiziksel – ruhsal ve zihinsel tazelik sağlanmaktadır.
Bu gelişmeye paralel olarak, Uzakdoğu ve Avrupa’nın büyük spa merkezlerinin Türkiye’ye yatırım planları artmaktadır.
Kaplıca turizmine belirli standartlar getirmek, eğitimi ve bilgi birikimini paylaşmak için Spa İşletmeciler Birliği kurulmalıdır.
Emek yoğun hamam Kültürüne sahip olan Türkiye’de Spa turizminde bilgi birikimi ve yatkınlık söz konusudur.
Turizm sektörünün vazgeçilmez Üçlüsü ‘Spa-Wellness-Thalasso’ turizminde eğitimi olmayan diplomasız insanların halen hizmet vermeleri kabul edilemez bir durumdur. Spa’da eğitimli kişisel olmazsa olmazlardandır. Bu konuda ciddi eğitim veren kurumlar oluşturulmalıdır.Spa terapistlerimiz de yetersizdir. İngiltere’de 4 yıl aroma terapi eğitimleri verilmesi konuya verilen öneme dikkat çekmektedir.
Spa bakımı yapan eleman aynı zamanda estetiysen kimliğine sahip olmalıdır.Gerçek anlamda spa önceliğini taşıyan tesislerin sayısı yeterli olmamakla birlikte, her geçen gün yenisi açılan spa merkezlerinde Kalifiye eleman sorunu gitgide büyümekte, Uzakdoğu ve Türki Cumhuriyetleri başta olmak üzere yurt dışından eleman ithal edilmektedir. Ayrıca tesisler ithal ettikleri bu yabancı konusunda kişisel çalışma ve ikamet sorunları yaşayıp, kaçak işçi Çalıştırma gerekçesi ile para cezasına maruz kalmaları da çözülmesi gereken bir sorundur. Kesinlikle iyi bir otel spa’sında Bali ve Tay masajı için Uzak Doğu’lu masör ve masöz bulundurulması gerekmektedir.
Türkiye’de iyi yetişmiş bir spa elemanının aylık kazancı 1500 – 2000 Avro kadardır.
Üç tarafı denizle çevrili, deniz-güneş-kumun ahenkli birlikteliğini oluşturan ülkemizde turistik tesislerdeki çok ilgi gören açık ve kapalı havuzlara rağmen artık yeni tatil anlayışı ile yoğun iş temposundan çıkan, yorgun bedenli ve ruhsal sıkıntılar yaşayan insanlar daha özel ve dingin bir ortam içeren otelin Spa merkezlerinde zaman geçirmekteler.
Günümüzde artık büyük şehirlerde”şehir kaplıca”lar oluşmaktadır. Güzellik salonları bünyelerine su ile yapılan uygulamalar katmaktadırlar. Şehir spa’larında vakum sistemi, Aromatik yağ, Deniz Tuzları ile su terapisini özünde birleştirmiş etkili bir sistem olan watermass’te vakum-su ve yağ ile birlikte uygulanmakta, böylece kuru vakumun zorluğu ortadan kalkmaktadır.İlk önce Fransa’da kullanılan yüz ve vücuda uygulanabilen watermass ile selülit, Şekillendirme, rahatlama, toparlama gibi değişik vücut bakım programları yapılabilmektedir.
Artık sadece otel içinde spa merkezi değil, Spa merkezi içinde Oteller yapılmaktadır. Spa’larda gün yaygınlaşmaktadır.
Spa & Wellness’e talep artışına paralel olarak ülkeler ve firmalar arasında rekabet kızışmaktadır.
Şehrin temposundan uzaklaşma, stres atma ve sağlıklı yaşam için tercih edilen kaplıca merkezlerinde en iyi tatil kışın ve bahar aylarında yapılmaktadır. Çünkü yazın güneşin, denizin ve havuzun cazibesiyle daha az tercih edilen Spa Otelleri de ölü Sezonda daha rahat pazarlanabilmektedir.
İnsanlar eskiden tatile gidecekleri otellerdeki eğlenceyi ve diğer aktiviteleri dikkate Alırken, günümüzde tesisin spa odaklı olup olmadığına bakmaktadır. Çünkü şehir hayatı ve stresle başa çıkmanın en iyi yolu artık spa merkezinden geçiyor.
Otellerin Öncelikli olarak Spa merkezine sahip olmayı tercih etmeleri sağlık turizmin yavaş yavaş başladığını gösterir.
Sağlık turizmi avantajıyla turizm 12 aya yayılabilmektedir.Avrupa ‘nın ortalama nüfusunun yaşlı olduðundan Türkiye huzur ve şifa arayan bu kitle için çok cazip kılınmalıdır.
Türkiye’nin 700 yerinde bulunan termal kaynağının İzmir ve Afyon dışındakileri bugünkü durumlar ile Turizme Açılacak durumda değildir. Buralarda İyileştirme çalışmaları yapılmalıdır.
Sağlık Turizmde termal kaynaklar bakımından dünyada yedinci, Avrupa’da birinci sırada yer alan Türkiye’de sıcaklıkları 20 C – 110 C arasında 1300 termal kaynak ve 240 kaplıca bulunmaktadır. Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye’nin 2020 de kaplıca yatağının kapasitesini 1 milyon yatağa çıkarılması planlanmaktadır.
Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşan bu termal merkezlere İstanbul, Antalya, İzmir, Pamukkale, Marmaris, Fethiye gibi popüler destinasyonlardan kolaylıkla ulaşılabilinir. Dünyaca ünlü bu termal ve Kaplıcalar pek çok rahatsızlıkları tedavi ettiğine inanılan maden bakımından zengin sulara sahiptir.
Deniz kenarında bulunan ve herhangi bir yer altı kaynağına sahip olmayan ülkelerde bu alternatif tedavi deniz suyu ile yapılmasından dolayı Thalassoterapi diye adlandırılmaktadır.Tuz ve mineral açısından oldukça zengin olan deniz suyunun alternatif tıp alanında uzun zamandır kullanıldığı bilinmektedir.
Günümüzde Akdeniz, Ege, Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde faaliyet gösteren kaliteli spa & Thalasso merkezleri olan tesislerin Tanıtılması hedeflenmektedir.
Sağlık turizmi alanında alt yapı oluşturularak daha iyi hizmet verilmektedir. Spa ürünlerinin bir kısmı iç piyasada üretilmektedir.
Yurt Dışı kaplıca ve sağlık turizmi fuarlarında tesislerin Destinasyon Kataloğu oluşturulmalı ve resmi ve özel Kurumların, Birliklerin İşbirliği sağlanmalıdır.Fuarlara Sağlık Turizmi Uzmanları da katılmalıdır. Healtex şu an İhtisas fuarı olarak Avrupa’nın en büyük sağlık turizm fuarıdır.
Spa ve kozmetik sektörüne yeni katılan firmalar, ünlü markalarıyla rekabet etmektedirler.
Kaplıca turizminde gelir düzeyi artmaya devam ettikçe daha kaliteli hizmet verilecektir.
Dünyadaki spa trendlerine süratle uyum sağlamalıyız.
Ülkemizde Spa merkezleri alan ve dekor bakımından Uzak Doğu spa merkezlerine benzetilmeye çalışılmaktadır. Ancak yüksek kiralamalarla ticari kazancın öne çıkması sonucu sektöre zarar verecektir.
Spa İşini yapan kurumsal İşletmeci grupların olmasının yanı sıra, spa işinde çok para olduğunu düşünen, bir gözü ile dolar diğer gözü ile kadın gören bazı işletmecilerin bu sektöre girdiklerini maalesef duymaktayız.
Ülkemizde zaman zaman spa’larda yaşanan taciz olayları da Sektörün önemli sorunlarından birisi. Halen spa’ların amacını farklı Yorumlayan erkeklerin olması utanç verici bir durum. Genelde Avrupalı turistten böyle bir şikayet gelmediği de bilinmektedir

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.