BOLU HABERLERİ

 İYİ ÖĞRETEN VE EĞİTENLER FARK YARATIRLAR

 İYİ ÖĞRETEN VE EĞİTENLER FARK YARATIRLAR
İsmail Altok
İsmail Altok( [email protected] )
940
15 Aralık 2018 - 14:13

  İYİ ÖĞRETEN VE EĞİTENLER FARK YARATIRLAR                                15 ARALIK 2018

Okulumuz , köyümüzün alt başında yukarıya doğru tırmanır gibiydi.

Havası her yerden önce soğur çok soğuk olurdu.

İki derslik bir idareci odası vardı okul binasında. Tuvalet doğusundaydı, odunlukla bitişik.

Dışarıda yol kenarında oluklu çeşme ,batısında iki lojman bir binadaydı.

Okula yakın olanında iki kızı, eşiyle öğretmemiz otururdu.

Sabah okula geldiğimizde soba yanıyor, sıcacık olurdu  bakışları gibi. Uygulama bahçesinden hasat edilen patatesler tenceredeydi. Beslenme saatinde yerdik tuzlayarak.

Şirin giyinimli, traşlı ,masasında oturmuş bizi beklerdi ay yüzlü öğretmenim.

Minibüscü Salih amcanın getirdiği yerel ve ulusal gazeteleri  gözden geçirdikten ve yorumladıktan sonra Gamber’in türküsü sessizliği bozardı.

Bahçemize diktiğimiz elma, kiraz, armut, kayısı  ağaçlarının kokuları genizimize kadar ulaşırdı.

Derse hazırlık; Kütüphanemizde ki  kitapların yarım kalanları okur ,düzeltir yerlerine koyardık.

Kitaplardan gözünü alamayan öğretmenimiz, Ömer Seyfettin’in “Yalnız Efe” sinden bölümler anlatırdı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatına bağlı kalarak sesli ve sessiz ders işlemeye gelirdi sıra.

Arı misaliydik. Sınıfımızda sessizlik, birbirine saygı hakimdi her zaman olduğu gibi. Öğretmenimizi soru yağmuruna tutardık. O’da sakinliğini, bilgeliğini elden bırakmaz bıkmadan usanmadan cevap verirdi sorulanlara. Sessiz çalışanlar özenle verilen görevi yerine getirme gayretindeydiler.

Bir sınıfta Elli’ye yakın öğrenciydik. Öteki sınıfımızda Kütüphaneye dönüşmüştü kendiliğinden.

Sivil Toplum Kuruluşları ve şehirdeki okullardan hediye edilen kitaplarla çok zengindi .

Emekli sağlıkçı Abdullah amca hemen hemen her gün kütüphaneye sessizce girer sobayı yakar, kitap ve dergileri okumakla meşgul olurdu.

Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi de gelmeye başladı. Annelerimiz babalarımız meraktan gelirlerdi önce sonra gün aşırı gelmeye başladılar minder ve perdelerle.

Evlerinde çalışma ortamı olmayan arkadaşlar, Kütüphanede öğretmenimizden yardım alarak ders çalışır , karınlarını doyururlardı.

Okulumuzdaki  tavuk ve arıların bakımını önce öğretmenim, belledikten sonra büyük sınıflar yapardı.

Hacı Hasan amca uygulama bahçemizi sürerken Ömer ağbi de gübre saçar, annelerimizde yeri ve zamanı geldiğinde çapalarlardı.

Sık sık yapılan “Veli Toplantı” sın dan dönen annem babam veya dedem pek mutlu dönerlerdi. Ninem “bir daha ki veli toplantısına ben gideceğim” dese de hiç gitmedi, gidemedi.

Köyümüze gelen ziraat mühendisleri, veteriner , sağlık ocağından gelen doktor ve hemşireler önce öğretmenimize uğrar uzun uzun konuşurlardı öğle aralarında.

Veli toplantılarının neden bu kadar zevkli ve uyumlu geçtiğini anlamıştım. Toplantılarda konu sadece öğrenci, öğretmen, veli iş birliği ve başarıyı yakalama değildi besbelli.

Bahar geldiğinde, uygulama bahçesindeki etkinliklerimize zamanı olan köy halkıda katılırdı.

Kezban ninenin sesi pek yanıktı.

Uygulama bahçesinde “toprak analizi” yaptıran öğretmenimiz, tüm  köylüye ön ayak olmuştu çoktan.

Önce uygulama ve okul bahçemizdeki çitleri kaldırdık.

İsteyen istediği  meyva, sebzelerden tadabiliyordu.

Sonra tüm köylü bağ bostan ve tarlalarında var olan çitleri söküp attılar.

Konuşurken şarkı söyleyen , hep bizimle olan, bizimle gülen ağlayan, bizim gibi olan …… !

Öğretmenimizin dayatmadan yaptığı , örnek olduğu tüm yeniliklerin selamı var…!

Eskiden  toprağından bir e üç ürün alan Durmuş dede şimdi bir e yedi-sekiz almakta.

Kütüphane açık okullarımız kapansa da. Bizi eğitip- öğretirken aile büyüklerimizi eğitiyordun.

Orta okulu ve liseyi Anadolu lisesinde tamamladık. Başarımız Bayrağımız gibi gönlerden inmeyecek.

Kavga, kıskançlık vb. kötü davranışlar silindi köyümüzde. Dedi kodu yerine kitap yorumları ve memleket meseleleri konuşur olduk. Analar babalar ve çocukları daha sağlıklı yaşıyorlar.

Arı yetiştiriciler, inek besleyiciler çoğaldı ve daha çok ürün almaya başladılar.

Ormanlar korunuyor ,ormancılar köyümüze güven tazelemişçesine uğramaz oldular.

Şimdi kimimiz öğretmen, iş insanı ,yönetici, doktor, öğretim görevlisi…..!

Gözün aydın olsun ,  tüm bunları sana borçluyuz.

Ellerinden öpüyoruz ,teşekkürler  öğretmenim.

Hoşça Kalın…!

Tüm öğretmenlerimize saygı duyalım !                                                                      

 

 İsmail ALTOK                                                                                                                       

Eğitimci , yazar

izmir escortdenizli escort

google piçgoogle piçgoogle piçgoogle piçgoogle piçgoogle piçgoogle piç google piçgoogle piçgoogle piçgoogle piçgoogle piçterörterörterörterörterörterörterör terörterörterörterörchild porno watchterörchild porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watch child porno watchchild porno watchchild porno watchchild porno watch