samsun escort izmit escort bayan bodrum bayan escort
hava 25° Orta
DOLAR 32,7878 %% 1.53
EURO 35,1602 %% 0.53
GRAM ALTIN 2.457,99 %% 2,80
ÇEYREK A. 4.018,81 %% 2,80
BITCOIN 66.768,01 %0.809
SON DAKİKA
Google News

AHİLİK BAĞLAMINDA ESNAF TEŞEKKÜLLERİ

Son Güncelleme :

03 Ekim 2012 - 18:42

AHİLİK BAĞLAMINDA ESNAF TEŞEKKÜLLERİ

AHİLİK BAĞLAMINDA ESNAF TEŞEKKÜLLERİ

18-22 Eylül tarihleri arasında Ahilik Haftası kutlandı. Görüntüden öteye geçmeyen kutlamalarla “Ahilik” kavramını algılamamız ve geçmiş dönemde sosyal hayatta bıraktığı olumlu etkilerini kavrayabilmemiz oldukça zordur. Ahiliği sıradan bir esnaf teşekkülü olarak kabul etmek meseleyi basite indirgemek şöyle dursun hakaret etmektir. Öncelikle Ahiliğin ne olduğu ve tarihsel gelişimi üzerinde kısaca durup günümüzde böylesi kurumlara olan ihtiyaç üzerinde duracağız.

Ahilik kavramı, Arapça “kardeşim” manâsına gelen “ahî” kelimesinden gelmektedir. Ahilik,  cömertlik, yiğitlik ve mürüvvet manâlarına gelen ve Abbasilerden beri toplumun içinde olan, hakkında onlarca eser yazılan “Fütüvvet” kavramının biraz daha kapsamlı bir şekli olarak kabul edilebilir. Daha sonra esnaf ve sanatkâr teşekküllerine isim olarak verilmiştir.

Ahilik; 10. yüzyılda Anadolu’da, esnaf ve sanatkârların birliğini, çalışma esas ve usullerini ortaya koyan, sosyal, ahlaki ve dini merkezli bir kurum olarak ortaya çıkmıştır. Selçuklu ve Osmanlılarda Müslüman halktan sanat, ticarette faaliyet gösterenlerin birliktelik oluşturdukları teşekküllerdir. İslam Dininin ahlaki prensipleri üzerine dayandırılan kuralları vardır. Selçuklular döneminde inanç birliğini kurmayı hedefleyen teşkilat Osmanlılar döneminde insan unsuru üzerinde durarak sosyal eğitim işlevi görmüştür. Din kardeşinin yardımında bulunmak, onun işini görmek, hata ve kusurlarını affetmek, kin ve düşmanlık beslememek, ayıp ve kusurlarını örtmek, kardeşini kendisine tercih etmek, kendisini başkasından üstün görmemek gibi ahlaki prensipleri içeren “fütüvvet” düşüncesi Orta Asya’dan göç eden erenlerle Anadolu’ya gelip Ahilik düşüncesini oluşturmuştur.

Horasan civarındayken Fahr-i Razî ve Sühreverdi gibi büyük âlimlerden ders alan ve sonradan “Ahi Evren” ismi ile anılan Şeyh Nasirüddin Mahmut (1171-1262), daha sonra I. Alaadddin Keykubat’ın isteği üzerine Anadolu’ya gelerek, Kayseri’de yerleşmiş debbağlık (deri tabakacılığı) yanında halkı irşad vazifesini üstlenmiştir.  Ahi Evren,  esnaf teşekküllerini bir çatı altında toplayıp teşkilatlandırmaya başlamıştır. Fütüvvetnameleri incelemiş ve İslam ahlâkını esas almak suretiyle ahilik teşkilatının bir nevi yönetmeliğini yazmıştır. Daha sonra bu yönetmeliği, esnaf ve sanatkârlar arasında tatbik ettirmiştir. Onlar arasında İslam ahlâkına dayalı bir birlik ve kardeşlik kurumu meydana getirmiş ve böylelikle “Ahilik Teşkilatı” ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan, hocası Evhadüddin Kirmanî’nin kızı olan hanımı Fatma Bacı da kadınları yetiştirip “Baciyan” grubunu teşkil ettirmiştir. Ahilik teşkilatı sayesinde, Anadolu’da Rumlar ile Ermenilerin elinde olan sanat ve ticaret hayatına, zamanla Türkler de katılıp, söz sahibi olmaya başladılar. Ayrıca Ahiler, yaptıkları zaviyelerde, Müslüman tüccar ve esnafın ahlakî terbiyesi ile de uğraştılar. Ahi zaviyeleri zamanla memleketin her tarafına yayıldı. Büyük şehirlerde teşkilatlanan Ahilerin müstakil birer zaviyeleri vardı. Küçük yerleşim bölgelerinde ise muhtelif meslek gruplarının oluşturduğu tek bir birlik vardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nde bu birlikler mesleklere ait problemlerin halli ile uğraşmaktaydı.  Esnafın devlet ile olan münasebetlerini düzenlemekte, fiyat tespiti, narh, kalite kontrolü ve sosyal yardımlaşma gibi hizmetleri ifa etmekteydiler. Ahiler, sosyal hayattaki bu hizmetleri yanında cihad faaliyetlerine ve memleket savunmasına da katılmaktaydılar. Sosyal hayatta hayat öğretmeni, savaşta asker olan ve Anadolu’nun her tarafına yayılmış bulunan Ahiler, gerek Moğol zulmü ve gerekse başka karışıklıklarla zor duruma düşen ve bunalan insanlara, maddî ve manevî güç  vererek Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar Anadolu’nun birlik içinde kalmasına yardımcı olmuşlardır. Osmanlının kuruluş döneminde saygın bir Ahi olan Şeyh Edebali, kızını Osman Gazi ile evlendirdi. Orhan Gazi ve Murad Hüdavendigâr, Ahilerden olup, vezirleri Alâeddin ve Çandarlı Kara Halil de Ahi idiler. Böylece Ahilerden bir kısmı âlim, kadı olarak ilim sahasında, bir kısmı vali ve komutan olarak idarî ve askerî alanda, bir kısmı da ticaret ve sanat alanında hizmet vermeye başladılar. Ahilerin, İslam’ın emri olan; zamanın kıymetini bilmek, disiplinli bir hayata sahip olmak, istişare etmek, adil olmak ve emanete riayet gibi temel esaslarını aşıladıkları bu küçük teşkilatları, kısa zamanda ülkenin her tarafına yayılan büyük bir devlet kuruluşu haline geldi. Osmanlı Devleti, Ahilere yardımcı olup hürmet göstererek halkı yetiştirmeleri için teşvikte bulundular.Daha sonraları Ahilik hayırsever bir cemiyet, bir esnaf teşkilatı şeklinde faaliyetlerini devam ettirdiler.

Bir Ahinin yetişmesi okumakla değil sanatını bir üstattan öğrenmesi ile mümkündü. Bu kişinin Ahiler arasında; yamaklık, çıraklık, kalfalık, ustalık, yiğitbaşılık, ahi babalık ve kethüdalık safhalarından geçmesi şartı aranmaktaydı. Gündüz işinde çalışan Ahiler, akşamları kendilerine mahsus binalarda sohbetlere katılırlardı. Böylece ahilerin ahlakî terbiyesi tamamlanmış olurdu. Temel ahlaki prensiplerine göre; Ahinin üç şeyi açık olmalıdır: Eli açık cömert olmalı, kapısı açık misafirperver olmalı, sofrası açık aç geleni tok göndermelidir. Ahinin üç şeyi de kapalı olmalıdır: Bunlara kısaca “gözüne-beline-diline sahip ol” prensibi denilmiştir.   Gözü kapalı olmalı kimseye kötü nazarla bakmamalı ve kimsenin ayıbını araştırmamalı , dili bağlı olmalı kimseye kötü söz söylememeli, beli bağlı olmalı kimsenin namusuna ve şerefine göz dikmemeli. Bu erdemli esnaf yapısı III. Ahmet dönemine dek devam etmiştir. Ahiler birliği mensuplarına tezgah başında sanat, zaviyelerde edep öğretmenin, Müslümanlara özgü olarak yürütülmesi geleneği XVII. yüzyıla kadar sürmüştür.

Ahilikle ilgili daha çok şey söylenebilir. Bizim kastımız tarihi bilgi yığınından öte, günümüz esnafının ahlaki yapısına  ve örgütlenmedeki temel dinamiklerine bir mukayese imkanı vermektir. Zamanın değişmesiyle modern teşekküllerin kurulması gayet doğaldır. Ancak kuruluşların işlevlerine ve gayelerine iyi bakmamız gerekiyor. Günümüz esnaf teşekkülleri esnafımızı ahlaki anlamda ne ölçüde yetiştirebiliyor? Ahilikte temel prensip olan diğergamlık, hoşgörü, insana saygı, düşküne yardım vb. ahlaki prensiplerin günümüz esnaf teşekküllerinde bir kıymeti harbiyesi var mı? Bilgi ve becerinin ötesinde ahlaki prensipler ticari hayatımızda ne kadar yer tutuyor? Gazali’ nin dediği gibi kavramlara takılıp içeriği kaybetmeyelim. Buradaki maksadım Ahilik teşkilatının yeniden isim ve yapı olarak kurulması değildir. Bencillik, hırs ve yarış içerisinde kurmuş olduğumuz  yeni kurumlarımıza köklerimizde var olan ahlaki prensipleri yerleştirebilmektir. Sağlıcakla kalın..

 

 

Ömer AKMANŞEN

YORUM ALANI

M. Ali KANMAZ 06 Haziran 2014 / 16:59 Yanıtla

Değerli Hocam,Ahilik ile ilgili yazınızı büyük bir zevkle okudum. Bizi aydınlatığınız için teşekkür eder ve allah razı olsun derim.Basın nasıl ki bir milletin aydınlatmada umumi sessiyse siz değerli bilim adamları ve aydınlarında milletin umumi sesi olması tabidir.Ancak Hünkar Haci Bektaş Vel’nin bir sözü olan ve Anadolu da yaşayan aleviler içinde olmazsa olmaz koşul olarak benimsenen ve bir parola olarak kabul edilen “Eline,diline, beline sahip ol” sözünü “gözüne,diline.beline şeklinde değiştirmenizi kabul etmediğimi yüce taktirinize sunuyorum.Saygılarımla…Vadef 2. Bşk.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sancaktepe escort Zeytinburnu escort Antalya escort Ankara escort Avrupa yakası escort Denizli escort Kocaeli escort Merter escort Nişantaşo escort Levent escort Çapa escort Etiler escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Esenyurt escort Avcılar escort Avrupa yakası escort bayan Beykoz escort Üsküdar escort Göztepe escort Erenköy escort Suadiye escort Kurtköy escort Tuzla escort Bostancı escort Ümraniye escort Pendik escort Kadıköy escort Kartal escort Ataşehir escort Anadolu yakası escort Bodrum escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Gaziantep escort Eskişehir escort Ankara escort İstanbul escort Kayseri escort Adana escort Şirinevler escort Halkalı escort Marmaris escort Fethiye escort Sarıyer escort Maltepe escort Fatih escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Başakşehir escort Ataköy escort Alanya escort Samsun escort Muğla escort İzmir escort Diyarbakır escort Bursa escort Antalya escort İstanbul escort Göztepe escort Gaziantep escort Adana escort Adana escort Anadolu yakası escort Ankara escort İstanbul escort Ataşehir escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bağcılar escort Bahçeşehir escort Bahçeşehir escort Beşiktaş escort Beykoz escort Bodrum escort Bostancı escort Bursa escort Eskişehir escort Gaziosmanpaşa escort Kadıköy escort Kartal escort Kocaeli escort Konya escort Konya escort Konya escort bayan Malatya escort Pendik escort Şirinevler escort Taksim escort Ümraniye escort Adana escort Antalya escort Bursa escort İzmir escort Bodrum escort Eskişehir escort Konya escort İzmir escort Beylikdüzü escort Kayseri escort İzmir escort Pendik escort Eskişehir escort İstanbul escort escort Fatih escort Antalya escort escort bayan Samsun escort İstanbul escort Bursa escort Antalya escort bayan Antalya bayan escort Antalya escortlar Adana escort Bursa escort İzmir escort Diyarbakır escort Maltepe escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Şirinevler escort Ataköy escort Halkalı escort İstanbul escort Şişli escort Kayseri escort Antalya escort Mersin escort Mersin escort Mersin escort Şişli escort Mersin escort Kayseri escort