samsun escort izmit escort bayan bodrum bayan escort
hava 25° Orta
DOLAR 32,7878 %% 1.53
EURO 35,1602 %% 0.53
GRAM ALTIN 2.457,99 %% 2,80
ÇEYREK A. 4.018,81 %% 2,80
BITCOIN 66.768,01 %0.809
SON DAKİKA
Google News

Gülşah Cengiz | SEFERİHİSAR MACERALARIM

Son Güncelleme :

05 Ağustos 2012 - 0:01

Gülşah Cengiz | SEFERİHİSAR MACERALARIM

SEFERİHİSAR : Türkiye’nin Sakin Şehir Başkenti

Tarih 17 Haziran 2012, saat sabah 10:00. Yer İstanbul. İstikamet Türkiye’nin ilk  Sakin Şehir Başkenti “Seferihisar”. İstanbul – Seferihisar arasında yaz döneminde iki otobüs firmasının  doğrudan seferleri var. Kış döneminde ise İzmir üzerinden aktarma yapılarak gidilebiliyor. Otobüsle gitmeyi düşünenler için güzergah şu şekilde oluyor. Eskihisar’dan feribotla Yalova’ya geçiş, buradan Bursa otogarı, Susurluk’ta yemek molası, Zeytindiyarı Akhisar’ı da görüp, 18:30’da İzmir otogarına ayak basıyorsunuz. İzmir- Seferihisar arası manzara doyumsuz, yollar boş.

Nihayet, 19:20 sularında güzel Seferihisar’a varıyorsunuz. Otobüs sizi Seferihisar terminaline varmadan, 5 dakika geride bulunan yazıhanede indiriyor. Yazıhanede görevli genç bir bayanla ayaküstü sohbet ediyorum. İlçenin turist açısından en yoğun döneminin Mayıs-Eylül ayları arasında olduğunu, bunun yanı sıra zaman zaman televizyon dizilerinin çekim mekânı olarak Seferihisar’ın ev sahipliği yaptığını anlatıyor. Yönetmenliğini aslen Seferihisar’lı olan Çağan Irmak’ın yaptığı “Babam ve Oğlum”, “Bitmeyen Şarkı” ve “Kavak Yelleri” dizilerinin hep Seferihisar’da çekildiğini, ayrıca yine Çağan Irmak’ın “Seferihisar” konulu bir belgesel çekmiş olduğunu öğrenip müsaade istiyorum.

Yazıhanenin önü anayol, sağ tarafınızda Teos, Sığacık yönünü gösteren, sol tarafınızda ise Çarşı merkezini gösteren bir tabela görüyorsunuz. Bir kaç dakika bekleyin, çarşı yönünden gelen Sığacık minübüsleri sizi alıp 20 dakikada, Sığacığa kadar götürüyorlar. Neden oraya gidelim derseniz, gördüğüm kadarıyla Sığacık şu an Seferihisar’ın en güzel ve popüler bölgesi, ve orada ilçede mevcut durumdaki tatil köylerinin  en iyisi olan Club Resort Atlantis bulunmakta. Şahsen memnun kaldım, tavsiye edilir.

Merkezden Sığacığa giden minübüs yolu biraz bozuk,  sağlı sollu mandalina bahçeleri arasından giderken önce Sığacık Merkeze, daha sonra 1,5 km daha devam edip Büyük Akkum plajında bulunan otelime yerleşiyorum. Büyük Akkum Plajı tertemiz denizi ve beyaz kumsalı ile Sığacık’ta denize girmek ve su sporları yapmak için en ideal yerlerden. Özellikle rüzgar sörfü için çok uygun olan bölgede bu spora ilgi duyanlar için bir de rüzgar sörfü okulu bulunuyor.

Ertesi sabah şehri keşfetmek için düşüyorum yollara. İlk istikamet “Sığacık” oluyor. Girişinde beni masmavi deniz manzarası ile birlikte, Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma “Sığacık Kalesi”, “Yat Limanı”, balık restoranları,  kocaman bir “Salyangoz (Sakin Şehir)” figürü ve  Atatürk büstünün içinde bulunduğu meydan karşılıyor. Bir balıkçı barınağı  ve 400 yat kapasiteli limanı da mevcut. Sığacıkta, sualtı doğa güzelliğini seyretmek ve dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyen meraklılar için bölgedeki diğer koylara yat gezileri de düzenleniyor. Türkiye’nin en temiz ve en soğuk koylarından olan mavi bayraklı, dipten denize karışan tatlı kaynak suları sebebiyle diğer koylara oranla daha soğuk olan Ekmeksiz Plajına ev sahipliği yapan Sığacık’ta, yamaçlarda çam ormanlarıyla kaplı camping ve piknik alanları da hizmetinizde.

Meydanda haftada bir gün yerel ürünlerin ve el işlerinin sergilendiği “Sığacık Üretici Pazarı” kuruluyor. Esnafla ayaküstü sohbet ediyorum. İlçe merkezinde kurulan “Köy Pazarı”, Ulamış Mahallesi’nde ve Doğanbey Köyü’nde, açılmış olan “Kadın Emeği Evleri”nden bahsediyorlar. Pek çok yerde kadınların aktif bir şekilde ticaret hayatının içinde olduklarını görmek sevindirici. Böylesi güzel çalışmaların yurdun her yanına yayılması dileklerimle, kendimi kale içindeki sokaklara vuruyorum.

Kale içine büyük ahşap bir kapıdan giriyorsunuz. Dar sokaklar, bitişik düzen tek katlı yada iki katlı beyaz kerpiç evler karşılıyor sizi. Sıcaktan olsa gerek, tek tük yaşlı nineler görüyorum alçak pencerelerden dışarı hüzünlü ve yalnız gözlerle bakan ya da iki büklüm haliyle kapısının önünü süpürmeye çalışan… Nerede çocuklar? Bu tek başlarına verdikleri hayat mücadelesi revamıdır? diye sorguluyorum. Selam verip yaklaşıyorum birine. Kime bakmıştınız diyor deniz mavisi gözleri ve yüzünde yılların vermiş olduğu yorgunlukla kapısının önünde dinlenen, 80 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir mübarek insan. Kulakları ağır işitiyor, bağıra bağıra konuşuyoruz. Turistim, İstanbul’dan gezmeye geldim buraları diyorum. “İyi etmişsin gez kızım… Bak Kale içinde iki anayol vadır a kızım. Hangisinden gidersen git kalenin çıkışına ulaşırsın. Orda da karşına deniz çıkar zaten. Eğer kapıdan çıkıp da dik merdivenlerden yukarı tırmanırsan  güzel Sığacığımızın manzarasını tepeden izlersin emi kızım.” Yönlendirmelerine teşekkür ettikten sonra, hemen yürüyüp gitmek içimden gelmedi. Sanki muhabbete hasret iki kelâm daha etmek için, zor yürüyen ayaklarıyla üç beş adım bana eşlik edince, dayanamadım.  “Ninecim, tek başına mı yaşıyorsun burada? Kimin kimsen yok mu?” diye sordum. Yürek burkan bir hikâye çıktı karşıma. “Aslen İzmirli olduğunu, annesini çok küçük yaşta kaybettiğini, annesinin 40’lı yaşlarda kanserden vefat ettiğini, babasının 6 ay geçmeden bir başka kadınla evlendiğini, üvey annesinin onu evde istemediğini, babasının da kendisi daha 15 yaşındayken hiç görmediği 30 yaşında bir adama verdiğini ve yine daha önce hiç gitmediği Seferihisar’a “Çocuk Gelin” olarak  geldiğini” anlatıyor. “Bu evlilikten çocuklarının olduğunu, oğlunun İstanbul’da kızının İzmir’de yaşadığını eşinin ise vefat ettiğini ekliyor. Çocuklarının arada sırada ziyaretine geldiklerini, torunları getirdiklerini söylüyor. Eşinin sağlığında hep İstanbul’u görme arzusunun olduğunu, bunun için oğluna “Beni İstanbul’a götür. Köprüden geçir. Boğazı göreyim.” diye serzenişlerde bulunduğunu ancak oğlunun ise “Baba işlerim yoğun bir gün inşallah” diye diye, sonunda eşinin çok İstediği İstanbul’u göremeden bu dünyadan göçüp gittiğini” söylüyor. Oturup günler boyu dinlemek isterdim, ancak daha görecek çok yer vardı. İçim hüzünlü vedalaştık. Tarihi Sığacık Camiini de ziyaret edip yoluma devam ettim. Kale içinde dolaşırken aklımda, Kore Savaşları’na katılan Türk Kuvvetlerinin, ikinci kafileden itibaren, 1951-1960 yılları arasında 9 yıl, hazırlık eğitimini burada yaptıktan sonra sefere çıkmış olmaları ve geride bıraktıkları 721 şehit hikâyesi vardı.

Sırada Teos Antik Kenti vardı. Ancak taksiyle yada özel arabanızla gidebilirsiniz. Taksici, 15-20 dakikalık bir yolculuktan sonra orada olacağımızı şu an maalesef çok fazla eserin kalmamış olduğunu, çocukluğunda orada aslan ve yılan başlı heykellerin olduğunu ancak kaçakçılar tarafından hepsinin yıllar içinde yağmalandığını anlatıyor. Yıllar içinde keşke bu ilgisizliğe maruz kalmasaydı da, günümüzün sayılı antik kentlerinden biri olarak Teos’un adını daha sık duyabilseydik diye düşünmeden edemedim. Yinede son yıllarda yeniden hız kazanan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkmayı bekleyen pek çok eserin bizleri beklediğini düşünmek umut verici. Bölgedeki en eski yerleşim yeri ve 12 İyon kentinden birisi olan, Hıristiyanlığı ilk kabul eden, bir zamanlar 5 Aziz’in birden oturmuş olduğu etkin bir din merkezi olan Teos’u gezdikten sonra geri döndüm.

İlçe merkezinde eski yapılar ve betonarme binalar birlikte kente hayat veriyor. Merkezde “Sakin Şehir” sembolü olarak büyük bir “Salyangoz Heykeli” var. “Sakin Yaşama Hoşgeldiniz!” dercesine sizi kucaklıyor. Eski Belediye binası “Köy Pazarı” haline çevrilmiş ve içinde ücretsiz olarak mekânlar üreticilerin hizmetine tahsis edilmiş. İçeri giriyorum, bir resim ve seramik atölyesini ziyaret ediyorum. Yapılan eserler heyecan verici güzellikte.

Merkezde büyükçe bir çay bahçesi var, sıcaktan kaçıp, ağaçların gölgesinde soğuk bir şeyler yudumlamak iyi geliyor. O gün şansıma Köy Pazarı da kurulmuştu. Alışveriş için geziyorum, ürünlerin organik ve taze olmasına dayanamayıp torbaları dolduruyorum.

Tabiî ki tarihi eserleri de görmeden dönmek olur mu?  İlçe merkezinde Selçuklular ve Osmanlılardan kalma camiler bulunmakta. Bu camilerin hepsi çesitli tarihlerde onarım gördüklerinden günümüzde de ibadete açıklar. Güdük Minare Cami, Hıdırlık Cami, Turabiye Cami ve Ulu Cami’yi ziyaret ediyorum.  Merkezde bulunan Hamam daha iyi şartlarda korunup günümüze dek ulaşabilirdi. Eskiden Kore’ye giden askerler bu hamamda yıkanırlarmış. Birde şehitlerin anısına yaptırılan “Şehitler Çeşmesi” var. Çeşmede şu yazı dikkatimi çekiyor. “Bu çeşme İzmir Valisi Kâzım Dirik paşanın eseridir. 1926. Kanlı bir Rum çetesi şanlı zaferden sonra Sisam Adasından bu havaliye çıktı. Ah.! 2 zabit(subay) ve 3 Neferi(er) şehit etti. Bu çeşme o gazanferler için yapıldı.”

Saat akşamın 7 si olmuş, karnımda acıkmıştı. Merkezdeki “Sefertası” isimli lokantaya girip, yöresel  yemeklerin tadına bakmak istiyorum. Ancak, sonradan öğrendiğime göre lokanta akşam 5’e kadar hizmet veriyormuş. Sanırım Sakin bir Şehirde olduğumu unutup, İstanbul’daki gibi pek çok dükkanı 24 saat açık bulabilmeyi sanmakla hata ettim. Yol üstüne masalarını çıkartmış bir pide-lahmacuncuda da karnımı güzelce doyurabilirdim. Esnaf gayet güler yüzlü ve hizmette kusur yok. Hatta yemek sonunda verdikleri kolonyalı mendilin üstünde bile “Salyangoz” figürünün olması, bu akımın toplumun her yerinde benimsenip sahiplenildiğinin bir göstergesiydi. Bazı çatılarda ve balkonlarda hep “Salyangoz” figürleri görmeniz çok espiriliydi. Bir günü daha bu şekilde yorgun ama keyifli bir şekilde tamamladım.

Ertesi gün Seferihisar’ın  başarılı, vizyonu geniş belediye başkanı Tunç  SOYER’le görüşme imkânı buldum. Göreve gelir gelmez Seferihisar için yaptığı en güzel yatırımlardan biri olan “Sakin Şehir” etiketini 28 Kasım 2009 yılında Seferihisar’a kazandırmak olduğunu, uluslararası bu birliğe Türkiye’den ilk üyenin Seferihisar olup, başını çektiği bu hareketin ülke genelinde  giderek yayıldığını, ve “Sakin Şehir” sayısının 10’u bulduğunu anlattı. Bu projenin Seferihisar’a kattığı artıları da öğrendikten sonra, şehir hakkında kendi gözlemlerimi de aktarıp makamından ayrıldım.

Günün geri kalanını otelin özel sahilinde püfür püfür esen ama üşütmeyen rüzgarında, dalga seslerini dinleyerek, sıcacık Ege güneşinin keyfini çıkararak geçirdim. Bu arada söylemeden geçemiyeceğim ilçede 8 adet mavi bayraklı plaj mevcut. Ayrıca hizmet veren kaplıca ve sıcak su kaynakları da her geçen gün daha çok  ilgi gören yerler arasındadır.

Gece 22:30’da  ilçe merkez terminalinden bindiğim otobüsle İstanbul’a dönüş yolculuğum başlamıştı.

Seferihisar, misafirperverliği, doğal güzellikleri, pırıl pırıl denizi, altın sarısı sahilleri, güneşi, rüzgarı, tarihi zenginliği ve kaplıcalarıyla sizleri bekliyor. Yolunuz bir gün Ege’ye düşerse mutlaka bu  şirin ilçeye uğramadan geçmeyin. Bir başka “Sakin Kent” yazımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

 

Gezi Fotoğraflarını Görmek İçin Tıklayınız

http://tr.fotoalbum.eu/GulsahCengiz/a715630

 

 

GÜLŞAH CENGİZ

BİLGİSAYAR ÖĞRETMENİ

İSTANBUL

gulsahcengiz@hotmail.com.tr

 

 

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sancaktepe escort Zeytinburnu escort Antalya escort Ankara escort Avrupa yakası escort Denizli escort Kocaeli escort Merter escort Nişantaşo escort Levent escort Çapa escort Etiler escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Esenyurt escort Avcılar escort Avrupa yakası escort bayan Beykoz escort Üsküdar escort Göztepe escort Erenköy escort Suadiye escort Kurtköy escort Tuzla escort Bostancı escort Ümraniye escort Pendik escort Kadıköy escort Kartal escort Ataşehir escort Anadolu yakası escort Bodrum escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Gaziantep escort Eskişehir escort Ankara escort İstanbul escort Kayseri escort Adana escort Şirinevler escort Halkalı escort Marmaris escort Fethiye escort Sarıyer escort Maltepe escort Fatih escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Başakşehir escort Ataköy escort Alanya escort Samsun escort Muğla escort İzmir escort Diyarbakır escort Bursa escort Antalya escort İstanbul escort Göztepe escort Gaziantep escort Adana escort Adana escort Anadolu yakası escort Ankara escort İstanbul escort Ataşehir escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bağcılar escort Bahçeşehir escort Bahçeşehir escort Beşiktaş escort Beykoz escort Bodrum escort Bostancı escort Bursa escort Eskişehir escort Gaziosmanpaşa escort Kadıköy escort Kartal escort Kocaeli escort Konya escort Konya escort Konya escort bayan Malatya escort Pendik escort Şirinevler escort Taksim escort Ümraniye escort Adana escort Antalya escort Bursa escort İzmir escort Bodrum escort Eskişehir escort Konya escort İzmir escort Beylikdüzü escort Kayseri escort İzmir escort Pendik escort Eskişehir escort İstanbul escort escort Fatih escort Antalya escort escort bayan Samsun escort İstanbul escort Bursa escort Antalya escort bayan Antalya bayan escort Antalya escortlar Adana escort Bursa escort İzmir escort Diyarbakır escort Maltepe escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Şirinevler escort Ataköy escort Halkalı escort İstanbul escort Şişli escort Kayseri escort Antalya escort Mersin escort Mersin escort Mersin escort Şişli escort Mersin escort Kayseri escort